Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

Makaleler

Filtrele; TÜMÜ

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMADA FAZLA SÜRELERLE ÇALIŞMA VE HİZMET TESPİT DAVASI İNCELEMESİ

İşçinin haftalık çalışma süresinin tam zamanlı çalışma süresinden büyük ölçüde daha az belirlenmesi durumunda kısmi süreli çalışma olarak kabul edilmektedir. Kısmi süreli çalışan bir işçinin fazla sürelerle çalışması halinde uygulamada birçok problemle karşılaşılmaktadır. İşbu makalede kısmi süreli çalışma esasları, kısmi süreli çalışmalarda fazla sürelerle çalışma ve Kısmi süreli çalışmalarda Hizmet tespit davası incelenecektir.

ŞİRKETLERDE STOK AFFI UYGULAMASI

Şirketlerde stok affı hukuki veya teknik bir terimden çok, vergi mevzuatında kullanılan bir düzeltme ve kayıt altına alma imkanı anlamına gelir. Stok affı, işletmelerin fiili (gerçek) stokları ile muhasebe kayıtlarında görünen stoklar arasındaki farkları ceza ve ağır yaptırımlara maruz kalmadan düzeltmelerine imkân tanıyan bir vergi düzenlemesidir. Genellikle devlet tarafından çıkarılan “yapılandırma/af kanunları” içinde yer alır.

LİMİTED ŞİRKETLERİN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ

Limited şirketlerin hukuki varlığının sona ermesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) bağlamında sona erme ve tasfiye şeklinde iki aşamalı bir yapıya sahiptir. Tasfiyenin tamamlanmasının ardından şirket unvanın ticaret sicilinden terkin edilmesi ile şirketin tüzel kişiliği sonlanmaktadır.

ANONİM ŞİRKETLERDE KAR PAYI HAKKININ SINIRI: KAR PAYI DAĞITILMAMASI KARARININ MAHKEME TARAFINDAN İPTAL EDİLMEMESİ

Anonim şirketler için en önemli ve en temel amaç, faaliyet gösterdikleri dönemlerin sonunda kâr elde etmektir ve elde edilen bu kârın dağıtılmasıdır. Bu amaç, vazgeçilmesi veya ortadan kaldırılması mümkün olmayan bir nitelik taşır. Ancak bu durum her elde edilen karın mutlaka dağıtılacağı anlamına gelmez.

YERİNDE İNCELEMENİN ENGELLENMESİ, KİŞİSEL CİHAZLAR VE SORUMLULUK: REKABET KURULU’NUN 24-23/533-224 SAYILI KARARI ÜZERİNE İNCELEME

Rekabet hukuku uygulamasında yerinde inceleme yetkisi, idarenin piyasa davranışlarını denetleme ve ihlalleri ortaya çıkarma bakımından en etkili araçlarından biri olarak kabul edilmektedir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 15. maddesi kapsamında düzenlenen bu yetki, özellikle kartel ve hâkim durumun kötüye kullanılması gibi gizli yürütülen ihlallerin ortaya çıkarılmasında kritik bir rol oynamaktadır.

HUKUK GENEL KURULU’NUN 09.04.2025 TARİHLİ EMSAL KARARI İLE EK DAVA AÇMASI, HAKSIZ ŞEKİLDE ENGELLENEN AVUKATIN SÖZLEŞMEYLE BELİRLENEN TÜM VEKÂLET ÜCRETİNE HAK KAZANACAĞI KARARA BAĞLANDI

Vekalet sözleşmesi, Türk hukukunda Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 386.maddesi vekalet sözleşmesinin genel kapsamını açıklamıştır. “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlamaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere; vekilin bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir.

REKABET KURULU’NUN İZİN ALINMASI GEREKEN BİRLEŞME VE DEVRALMALAR HAKKINDAKİ 2010/4 SAYILI TEBLİĞ’DE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Rekabet hukukunun temel bilinen en temel işlevi, piyasalarda etkin rekabetin korunmasını sağlamak ve yoğunlaşma teşebbüs işlemlerinin rekabetçi yapıyı bozmasını önlemektir. Bu bağlamda birleşme ve devralma işlemlerinin ön denetime tabi tutulması, rekabet hukukunun en önemli araçlarından biri olarak kabul edilmektedir.

KİRA ALACAKLARINDAN KAYNAKLANAN DAVALARDA DAVA TÜRÜNE GÖRE WHATSAPP MESAJLARININ DELİL NİTELİĞİ

Dijital iletişim araçlarının günlük yaşamda yaygınlaşması neticesinde sözleşme ilişkilerinin kurulması ve yürütülmesi süreçlerinde elektronik yazışmaların önemi artmaktadır. Bu kapsamda, kira ilişkilerinde tarafların; kira bedeli, artış oranı, ödeme tarihi ve sözleşme yenileme koşulları gibi birçok hususu yazılı sözleşme yerine dijital yazışmalar üzerinden kararlaştırdığı görülmektedir. Bu uygulamalar arasında en yaygını ise WhatsApp üzerinden gerçekleştirilen yazışmalardır.

ANAYASA MAHKEMESİ İHLAL KARARLARININ BAĞLAYICILIĞI VE KARARLARIN MEDENİ YARGI MERCİLERİNCE UYGULANMASI

Bireysel başvuru mekanizması, temel hak ve özgürlüklerin korunmasında en etkili anayasal güvencelerden biridir. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun amacı, kamu gücü tarafından Anayasa'da tanımlanan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamındaki temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen bireylerin, temel haklarını korumak ve benzer ihlallerin önlenmesini sağlamaktır.

USULSÜZ TEBLİGATTA YARGITAY UYGULAMALARI

Hukuki yargılamada tarafların usulüne uygun şekilde bilgilendirilmesi, adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Bu bağlamda tebligat, yargısal işlemlerin taraflara bildirilmesini sağlar ve usul hukukunun en önemli araçlarından biri olarak kabul edilir. Nitekim tebligatın usulüne uygun şekilde yapılması, tarafların savunma haklarını etkin biçimde kullanabilmeleri açısından zorunludur.

MALPRAKTİS DAVALARINDA DOKTORUN SORUMLULUĞUNUN İNCELENMESİ

Bazı durumlarda tıbbi müdahalenin, tıbbın gereklerine uygun olarak yapılmaması halinde belirli zararlar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda, tıbbi müdahaleyi yapan doktorun ve idarenin sorumluluğuna gidilebilecektir. Tıbbi müdahale sonrasında ortaya çıkan her komplikasyon yani tıbbi müdahalenin, özenli ve kurallara uygun yapılmış olmasına rağmen ortaya çıkan olumsuz sonuçlar, malpraktis olarak değerlendirilmemelidir.

HİSSE SENETLERİNİN ALACAĞIN TEMLİKİ HÜKÜMLERİNE GÖRE DEVRİNDE YAZILILIK ŞARTI VE ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ’NİN 2024/390 E., 2025/691 K. SAYILI KARARININ İNCELEMESİ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 490. maddesi anonim şirketlerde nama yazılı payların devrini düzenlemektedir. Buna göre, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir.