Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

2026 YILINDA REKABET KURULU KARARLARI VE ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER

2026 YILINDA REKABET KURULU KARARLARI VE ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER

1. Giriş

2026 yılı, geçtiğimiz yıllarda odluğu gibi Rekabet Kurulu’nun farklı sektörlerde yürüttüğü inceleme, soruşturma ve taahhüt süreçleri bakımından dikkat çekici gelişmelere sahne olmuştur. Kurul kararlarında, teşebbüslerin pazar davranışları, hâkim durumun kötüye kullanılması iddiaları, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve uygulamalar ile taahhüt mekanizmasının etkin kullanımı öne çıkan başlıklar arasında yer almıştır. Bu dönemde verilen kararlar, Rekabet Kurulu’nun yalnızca ihlal tespiti ve idari para cezası yoluyla değil; aynı zamanda geçici tedbir, uzlaşma ve taahhüt gibi araçlarla da rekabetçi endişeleri gidermeye yönelik yaklaşımını sürdürdüğünü göstermektedir. Özellikle teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri pazarlardaki konumları, veri kullanımı, ticari stratejileri ve pazar gücünü başka alanlara aktarma ihtimali Kurul tarafından yakından değerlendirilmiştir. Aşağıda, 2026 yılında kamuoyuna duyurulan ve rekabet hukuku uygulaması bakımından önem taşıyan bazı Rekabet Kurulu kararları ele alınmaktadır.

2. Sahibinden Hakkındaki Soruşturmanın Taahhütle Sonlandırılması [1]

Rekabet Kurulu, Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret AŞ’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla 16.01.2025 tarihli kararıyla soruşturma açılmasına karar vermiştir. Soruşturma, Sahibinden’in vasıta ilan hizmetleri alanındaki faaliyetleri ile çevrim içi ikinci el araç alım-satım hizmetleri arasındaki ilişki bakımından yürütülmüştür. Kurulun incelemesinde, Sahibinden’in kurumsal ve bireysel üyelerin vasıta satış faaliyetlerine yönelik çevrim içi platform hizmetleri kapsamında elde ettiği kullanıcı verilerini, çevrim içi ikinci el araç alım-satım hizmetleri alanında kullanıp kullanmadığı değerlendirilmiştir. Bunun yanında, Sahibinden’in Otobid hizmetine ilişkin yoğun reklam harcamaları ve mevcut pazar gücünden kaynaklanan avantajları da 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ele alınmıştır.

Söz konusu karar, Rekabet Kurulu’nun hâkim durumun kötüye kullanılması iddialarında taahhüt mekanizmasını etkin bir araç olarak kullanmaya devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca karar, teşebbüslerin sahip oldukları ticari avantajları, kullanıcı verilerini veya mevcut pazar güçlerini başka faaliyet alanlarında kullanmalarının rekabet hukuku bakımından yakından incelenebileceğini ortaya koymaktadır. Soruşturma sürecinde Kurul, Sahibinden’in vasıta ilan hizmetleri kapsamında elde ettiği kullanıcı verilerini diğer hizmetleriyle birleştirmesini rekabet hukuku bakımından önemli bir risk olarak değerlendirmiştir. Bu çerçevede, nihai karar verilinceye kadar telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca geçici tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.

Soruşturma devam ederken Sahibinden tarafından, Kurulun rekabetçi endişelerini gidermek amacıyla taahhüt sunma talebinde bulunulmuştur. Yapılan görüşmeler neticesinde sunulan nihai taahhüt metni Kurul tarafından değerlendirilmiş ve söz konusu taahhütlerin soruşturma konusu rekabet sorunlarını gidermeye elverişli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda Sahibinden; internet sitesi ve mobil uygulamasında Otobid hizmetine ilişkin gösterimlerde bulunmamayı, kullanıcıları ilan verme aşamasında Otobid hizmetine yönlendirmemeyi, vasıta ilan faaliyetleri kapsamında elde edilen kamuya açık olmayan verileri Otobid hizmeti için kullanmamayı ve bu amaçla gerekli organizasyonel, operasyonel, idari ve teknik tedbirleri almayı taahhüt etmiştir. Ayrıca, belirli bir eşiğin aşılması hâlinde Otobid hizmetinden elde edilen gelirlerin, bu hizmet kapsamında katlanılan değişken maliyetler ve reklam harcamalarını karşılayacak düzeyde olmasına yönelik bir taahhüt de sunulmuştur. Kurul, sunulan taahhütlerin rekabetçi endişelerle orantılı, bu endişeleri gidermeye uygun, kısa sürede uygulanabilir ve etkili şekilde denetlenebilir nitelikte olduğunu kabul etmiştir. Bu doğrultuda, 25.12.2025 tarihli kararıyla soruşturmanın 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca taahhütle sonlandırılmasına karar verilmiştir.

Rekabet Kurulu’nun hâkim durumun kötüye kullanılması iddialarını değerlendirirken taahhüt mekanizmasını yalnızca usul ekonomisi sağlayan bir yöntem olarak değil, aynı zamanda pazardaki rekabetçi endişelerin hızlı ve etkili şekilde giderilmesine hizmet eden fonksiyonel bir araç olarak kullandığını göstermektedir. Kurul, ihlal tespiti yapmaksızın soruşturmayı sonlandırmakla birlikte, teşebbüs tarafından sunulan taahhütlerin rekabetçi endişeleri karşılayacak nitelikte, uygulanabilir ve denetlenebilir olmasına özel önem atfetmiştir.

Karar, özellikle çok taraflı platformlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin sahip oldukları veri setleri, kullanıcı tabanı, marka bilinirliği ve ticari erişim imkânlarının rekabet hukuku bakımından bağımsız birer inceleme konusu hâline gelebileceğini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, bir pazarda elde edilen ticari avantajların veya kullanıcı verilerinin komşu ya da ilişkili başka bir pazarda kullanılması, tek başına hukuka aykırı kabul edilmese de, ilgili davranışın teşebbüse rekabetçi olmayan bir avantaj sağlayıp sağlamadığı ve rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırıp zorlaştırmadığı Kurul tarafından yakından değerlendirilmektedir.

Bu yönüyle karar, Rekabet Kurulu’nun pazar gücünün yalnızca fiyatlama davranışları veya münhasırlık uygulamaları üzerinden değil; veri kullanımı, yönlendirme mekanizmaları, platform içi görünürlük ve hizmetler arası entegrasyon gibi unsurlar üzerinden de ortaya çıkabileceğini kabul eden yaklaşımını yansıtmaktadır. Dolayısıyla teşebbüslerin, farklı faaliyet alanları arasında veri, kullanıcı trafiği veya ticari avantaj aktarımı yaparken, bu uygulamaların ilgili pazarlarda dışlayıcı etki doğurup doğurmadığını ayrıca değerlendirmeleri gerekmektedir. Sonuç olarak karar, taahhüt mekanizmasının hâkim durumun kötüye kullanılması iddialarında giderek daha görünür bir çözüm yolu hâline geldiğini; bununla birlikte Kurulun bu mekanizmayı ancak rekabetçi endişelerin somut, ölçülebilir ve kısa sürede uygulanabilir taahhütlerle giderilebildiği hallerde kabul ettiğini göstermektedir. Ayrıca karar, teşebbüsler bakımından mevcut pazar gücünün başka alanlara taşınması, kullanıcı verilerinin farklı hizmetlerde değerlendirilmesi ve platform avantajlarının yeni faaliyetlere aktarılması gibi uygulamaların rekabet hukuku uyum süreçlerinde ayrıca ele alınması gerektiğine işaret etmektedir.

3. Meta Hakkında Soruşturma Açılması ve Geçici Tedbir Kararı [2]

Rekabet Kurulu’nun 2026 yılında dikkat çeken kararlarından biri de Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited, WhatsApp LLC ve Meta Platforms İstanbul Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi’nden oluşan Meta ekonomik bütünlüğü hakkında soruşturma açılmasına ilişkindir. Kurul, yürütülen önaraştırma sonucunda, Meta’nın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla 14.05.2026 tarihli kararıyla soruşturma açılmasına karar vermiştir.

Soruşturmanın odağında, Meta’nın “Meta AI” adlı yapay zekâ hizmetini WhatsApp’a entegre etmesi ve buna karşılık üçüncü taraf yapay zekâ sağlayıcılarının WhatsApp üzerinden hizmet sunmalarını engelleyip engellemediği hususu yer almaktadır. Bu kapsamda Kurul, Meta’nın WhatsApp üzerindeki konumunu kullanarak kendi yapay zekâ hizmetine avantaj sağlayıp sağlamadığını ve üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotları bakımından pazara erişimi zorlaştırıp zorlaştırmadığını incelemeye almıştır. Önaraştırma sürecinde, Meta’nın üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotlarının veya asistanlarının WhatsApp üzerinden yapay zekâ hizmetlerini birincil hizmet olarak sunmalarını engelleyen davranışlarının, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında rekabet ihlaline işaret eden ciddi bulgu niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle Kurul, yalnızca soruşturma açılmasıyla yetinmemiş; nihai karar verilinceye kadar doğabilecek telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla geçici tedbir uygulanmasına da karar vermiştir. Bu çerçevede Meta’nın, üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotlarının WhatsApp üzerinden yapay zekâ hizmetlerini birincil hizmet olarak sunabilmelerini sağlayacak koşulları tesis etmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Kurul, bu koşulların söz konusu hizmetlerin sunulmasını fiili veya ekonomik olarak zorlaştırmayacak şekilde oluşturulması gerektiğini özellikle vurgulamıştır.

Ayrıca, geçici tedbire ilişkin gerekçeli kararın Meta’ya tebliğinden itibaren bir ay içinde öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanabileceği belirtilmiştir.

Meta kararı, Rekabet Kurulu’nun teknoloji şirketlerinin mevcut güçlü platformlarını yeni hizmet alanlarına genişletirken rekabetçi etkilerini yakından denetlediğini göstermektedir. Karar aynı zamanda, yapay zekâ hizmetlerinin dijital ekosistemlerde giderek daha önemli hâle gelmesiyle birlikte, bu alandaki entegrasyon, erişim engeli ve kendini kayırma iddialarının rekabet hukuku bakımından daha fazla gündeme geleceğine işaret etmektedir.

4. Spotify Kararları: Yerinde İncelemenin Engellenmesi ve Günlük İdari Para Cezası [3], [4]

Rekabet Kurulu’nun Spotify Dijital Yayıncılık Hizmetleri AŞ, Spotify Yönetim Destek Hizmetleri AŞ ve Spotify AB’den oluşan ekonomik bütünlük hakkında verdiği 17.07.2025 tarihli ve 25-26/634-392 sayılı karar ile 28.08.2025 tarihli ve 25-32/759-450 sayılı karar, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yerinde inceleme yetkisinin etkin kullanımı ve bu yetkinin engellenmesi hâlinde uygulanacak yaptırımlar bakımından önem arz etmektedir. Zira bu konu halihazırda anayasaya aykırılık başlığı altında çeşitli değerlendirmelere konu edilmektedir.

Kararlara konu süreç, Rekabet Kurulu’nun 26.06.2025 tarihli kararıyla Spotify hakkında önaraştırma başlatılmasıyla gündeme gelmiştir. Önaraştırmanın dayanağını, Spotify’ın platformda yer alan sanatçılar ve içerik üreticileri arasında görünürlük başta olmak üzere çeşitli yönlerden ayrımcılık yaptığı, çevrim içi müzik akış hizmetleri pazarında faaliyet gösteren rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve/veya telif ücretlerinin dağılımını etkileyen rekabet karşıtı stratejiler uyguladığı yönündeki iddialar oluşturmuştur. Önaraştırma kapsamında Rekabet Kurumu meslek personeli tarafından 02.07.2025 tarihinde Spotify’ın Türkiye’deki merkez adresi olarak bildirilen adreste yerinde inceleme yapılmak istenmiştir. Ancak Kurul, inceleme sürecinde teşebbüs nezdinde yerinde incelemenin engellenmesi sonucunu doğuran çeşitli eylemlerle karşılaşıldığını değerlendirmiştir. Bu çerçevede 17.07.2025 tarihli kararında, Spotify ekonomik bütünlüğünün yerinde incelemeyi engellediği sonucuna ulaşılmış ve 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca teşebbüse 2024 yılı gayri safi gelirinin binde beşi oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Anılan kararın dikkat çeken yönlerinden biri, Kurulun yalnızca yerinde incelemenin engellendiği tespitinde bulunmakla yetinmemesi; aynı zamanda incelemenin sonradan fiilen gerçekleştirilebilmesi amacıyla teşebbüsün Kurum meslek personelini davet etmesi gerektiğini de ortaya koymasıdır. Bu kapsamda, teşebbüsün yerinde incelemenin yapılabilmesi için gerekli koşulları sağlamaması hâlinde 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca günlük idari para cezası uygulanabileceği belirtilmiştir.

Nitekim 28.08.2025 tarihli ve 25-32/759-450 sayılı ikinci karar, bu devam eden yükümlülüğün yerine getirilmesine kadar geçen süre bakımından verilen günlük idari para cezasına ilişkindir. Kurul, Spotify’ın yerinde incelemenin gerçekleştirilmesi amacıyla Kurum yetkililerini davet ettiğine ilişkin yazısının 15.08.2025 tarihinde Kuruma ulaştığını tespit etmiş; bu tarihe kadar geçen süre yönünden 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında günlük idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir. Bu kapsamda Spotify hakkında toplam 27.630.373,57 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.

Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde, Rekabet Kurulu’nun yerinde inceleme yetkisini yalnızca fiziksel mekâna giriş ve belge teminiyle sınırlı görmediği; incelemenin amacına uygun şekilde, gecikmeksizin ve etkin biçimde yürütülmesini sağlayacak her türlü erişim ve iş birliği yükümlülüğünü bu kapsamda değerlendirdiği görülmektedir. Özellikle Türkiye’de sınırlı personel veya operasyonel yapılanma bulunduran, buna karşılık Türkiye pazarına ilişkin faaliyetlerini yurt dışındaki ekipler aracılığıyla sürdüren teşebbüsler bakımından bu kararlar ayrıca önem taşımaktadır.

Kurulun yaklaşımına göre, teşebbüslerin organizasyonel yapılarının karmaşıklığı, ilgili bilgi ve belgelere yurt dışındaki çalışanlar veya sistemler üzerinden erişiliyor olması ya da Türkiye’deki şirket bünyesinde sınırlı insan kaynağı bulunması, yerinde inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, Türkiye pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin, Rekabet Kurumu tarafından yapılacak incelemelerde ilgili kişi, belge, veri ve sistemlere makul sürede erişim sağlanmasına imkân verecek iç organizasyon ve uyum mekanizmalarını önceden oluşturması beklenmektedir.

Bu yönüyle Spotify kararları, yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması kavramının geniş yorumlandığını göstermektedir. İnceleme sırasında pasif kalınması, gerekli kişi ve sistemlere erişimin sağlanamaması, karar alma süreçlerinin veya ilgili çalışanların tespitinin gecikmesi gibi davranışlar, somut olayın özelliklerine göre yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması olarak nitelendirilebilmektedir.

Sonuç olarak, Spotify kararları Rekabet Kurulu’nun 4054 sayılı Kanun’un 14 ve 15. maddeleri kapsamındaki bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkilerini etkin şekilde kullanmaya devam ettiğini; bu yetkilerin kullanılmasını engelleyen veya zorlaştıran davranışlar bakımından ise Kanun’un 16 ve 17. maddelerinde öngörülen idari para cezalarını birlikte uygulayabildiğini ortaya koymaktadır. Kararlar, teşebbüsler açısından rekabet hukuku uyum programlarının yalnızca maddi rekabet kurallarına uyumla sınırlı olmaması, aynı zamanda yerinde inceleme süreçlerine yönelik açık ve uygulanabilir prosedürler içermesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Av. Melda İz

Kaynakça:

 1.https://www.rekabet.gov.tr/tr/Guncel/sahibinden-bilgi-teknolojileri-pazarlama-329369a1e8f1f01193f40050568585c9

2.https://www.rekabet.gov.tr/tr/Guncel/meta-hakkinda-sorusturma-acilmasina-ve-g-3c21d4cfcb60f11193eb0050568549fa

3.https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=ab6a5ce2-e5bd-446b-a24f-21e2bab0c09b

4.https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=ba2d32fb-d4cc-43e4-8980-2a8354380b71

MAKALEYİ PAYLAŞIN
MAKALEYİ YAZDIRIN