Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRESİNİN HESABINDA CUMARTESİ GÜNÜNÜN HUKUKİ NİTELİĞİ

YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRESİNİN HESABINDA CUMARTESİ GÜNÜNÜN HUKUKİ NİTELİĞİ

1. GİRİŞ

Yıllık ücretli izin hakkı, yıl boyunca çalışan işçiye fiziken ve zihnen dinlenmesi için getirilen Anayasa ile de güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Anayasa’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrasında “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.” denilmek suretiyle çalışanların dinlenme hakkı anayasal güvence kapsamına alınmış ve bu hak, sosyal ve ekonomik haklar arasında düzenlenmiştir. Yine aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise “Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” şeklindeki ifadeyle yıllık ücretli izin hakkına ilişkin esasların kanunla düzenleneceği açıkça ortaya konulmuştur. [1]

Yıllık ücretli izin, işçinin belirli bir çalışma süresini tamamlamasıyla kazandığı ve bu süre içinde ücretinin ödenmeye devam ettiği dinlenme hakkıdır. İş Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca işçinin kıdemine göre belirlenen sürelerde izin kullanması zorunludur.

Yıllık izin, iş sözleşmesinin askıda kaldığı bir dönem olup işçi bu süre içerisinde fiilen çalışmamakta ancak ücretini almaya devam etmektedir. Bu yönüyle izin, salt bir “çalışmama hali” değil, kanunen güvence altına alınmış bir dinlenme dönemidir.

Bununla birlikte yıllık izin süresinin nasıl hesaplanacağı ve hangi günlerin bu süreden sayılacağı uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Özellikle hafta tatili ile iş yerinde fiilen çalışılmayan günlerin yıllık izin süresine etkisi, doktrinde ve yargı kararlarında tartışmalı bir konu oluşturmaktadır. Bu yazımızda, özellikle çalışılmayan cumartesi gününün yıllık ücretli izin süresinden düşülüp düşülmeyeceği sorununa değinilecektir.

2. HAFTA TATİLİ GÜNÜNÜN YILLIK İZİN SÜRESİNE ETKİSİ

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinde; “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.” şeklindeki ifadeyle hafta tatili açıkça düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, işçiye haftada en az bir gün kesintisiz hafta tatili verilmesi zorunludur. Uygulamada bu gün çoğunlukla pazar günü olarak kullanılmaktadır.

4857 Sayılı İş Kanunu’nun ‘Yıllık ücretli iznin uygulanması’ başlıklı 56. maddesinin 5. fıkrasında ise; “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.” ifadelerine yer verilmiştir. İlgili hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere ve aynı doğrultudaki Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre uygulamada genellikle pazar günü kullandırılan hafta tatili, işçiye kanuni hak olarak tanınan yıllık izin süresinin hesabında izin süresine eklenmez. Diğer bir ifadeyle, yıllık izin hakkını kullanan işçinin yıllık iznine denk gelen hafta tatil izni, yıllık izin süresinden düşürülmez. Bu duruma, Yargıtay’ın kanun yararına temyize konu edilen kararında da yer verilmiştir.

Yargıtay Kararı – 9. HD., E. 2025/9525 K. 2026/757 T. 10.06.2026

“Uyuşmazlık, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.

Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

İzin ücreti hesabında, 4857 sayılı Kanun’un 56/5 hükmünde yer alan “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz” hükmünün dikkate alınması gereklidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı iş yerindeki çalışma süresine göre toplam 28 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, dosya kapsamında bulunan yıllık izin belgelerine göre 12.03.2018-26.03.20 18... .06.2020-15.06.2020 tarihleri arasında toplam 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı, ancak bu tarihler arasında toplamda 4 hafta tatili günü bulunduğu, buna göre davacının kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bakiye 4 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Kanun yararına temyiz isteminin yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kanun yararına bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.” [2]

3. CUMARTESİ GÜNÜNÜN “AKDİ TATİL” İLE “HAFTA TATİLİ” AYRIMI BAKIMINDAN YILLIK İZİN HESABINA ETKİSİ

Yıllık ücretli izin konusu bakımından en tartışmalı noktalardan biri, cumartesi günün de tıpkı pazar günü gibi yıllık izin hesabına dahil edilip edilmeyeceğidir. Cumartesi gününün yıllık ücretli izin hesabına etkisi, esas itibariyle işbu günün iş yerindeki çalışma düzeni içerisinde hangi hukuki niteliğe sahip olduğunun tespitine bağlıdır. Zira cumartesi günü, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında doğrudan hafta tatili olarak düzenlenmiş bir gün olmayıp bireysel veya toplu iş sözleşmesi veya iş yeri uygulaması ile “çalışılmayan gün”, “akdi tatil günü” veya “hafta tatili” olarak belirlenebilmektedir.

Bu çerçevede, cumartesi gününün hafta tatili niteliği taşıyıp taşımadığı ya da yalnızca sözleşmesel bir tatil günü olup olmadığı, yıllık izin süresinin hesabında işbu günün izinden sayılıp sayılmayacağı tartışmasının temelini oluşturmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. Maddesine göre işçiye tanınan en az 24 saatlik hafta tatili süresi, işçilerin lehine olacak şekilde artırılabilir. Taraflar, hafta tatili süresini bireysel veya toplu iş sözleşmesi ile bir günden daha fazla, örneğin iki gün olarak kararlaştırabilirler.  Bu durumda, hafta tatiline ek olarak kararlaştırılan bu dinlenme süresi “akdi tatil” günü olarak kabul edilir. Akdi tatil, sözleşmede açıkça belirlenmiş ve hafta tatili dışında kararlaştırılmış ilave bir dinlenme günüdür.  Ancak bu durumun iş günü veya hafta tatili olarak kabul edilip edilmeyeceği, taraflar arasında yapılan sözleşmede açıkça belirtilmelidir.  [3]

Başka bir anlatımla iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde, haftanın yalnızca beş günü çalışılacağı (uygulamada genellikle pazartesi – cuma günleri arası) ve çalışılmayan kanuni hafta tatili dışındaki günün, hafta tatili olduğu açıkça belirtilmediği durumda, bu günün akdi tatil günü olacağı kabul edilmektedir.

Bu noktada çalışılmayan cumartesi günün, hafta tatili mi yoksa akdi tatil mi olduğuna ilişkin yapılan tespit sonucunda, işbu günün yıllık izin hesabına etkisi bakımından üç farklı durum ortaya çıkmaktadır.

Bu üç durumdan ilki, hafta tatili olarak kabul edilen pazar gününe ek olarak çalışılmayan cumartesi günün, bireysel veya toplu iş sözleşmesinde açıkça “hafta tatili” olarak belirtilmesi durumudur. Bu halde, hafta tatili olarak belirtilen cumartesi günü de tıpkı pazar günü gibi, yıllık izin hesabında dikkate alınmayarak yıllık izin süresinden düşürülmeyecektir. Örneğin yıllık izinde bir hafta geçiren işçinin, cumartesi ve pazara denk gelen günleri iş gününden sayılmayacağı için işçi, yıllık ücretli izin hakkının yalnızca beş gününü kullanmış olacaktır.

Lakin sözleşmede yukarıdaki ibarelerin yanında, aksi belirtilerek hafta tatili olarak çalışılmayan cumartesi gününün “iş gününden sayılacağı” veya “yıllık ücretli izin süresinden düşürüleceği” vb. ifadelere yer verilmesi halinde, yukarıda belirtmiş olduğumuz üç durumdan bir diğeri ortaya çıkmaktadır. Bu noktada cumartesi günü iş gününden sayılarak hafta tatili olan pazar gününün aksine, yıllık ücretli izin hesabından düşürülmeyecektir. Bir önceki örnekten devam edecek olursak bu ikinci durumda, yıllık izinde geçirilen bir haftalık süre içerisindeki sadece pazar günü, yıllık ücretli izin hesabından düşürülecek ve işçi yıllık izninin altı gününü kullanmış olacaktır. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.

Yargıtay Kararı – 9. HD., E. 2023/1457 K. 2023/4838 T. 03.04.2023

“Cumartesi günü hafta tatili olarak da kararlaştırılabilir. ... veya toplu ... sözleşmeleriyle cumartesi ve pazar günleri hafta tatili günü olarak belirlenmişse, 4857 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği her iki ... yıllık izin sürelerinden sayılmaz. Başka bir anlatımla yıllık izin kullanma dönemi içindeki cumartesi ve pazar günleri kullanılan izin süresinden düşülür. Ancak ... veya toplu ... sözleşmesinde hafta tatiline eklenen bu cumartesi gününün yıllık izin hesabında ... günü olarak sayılacağı veya izin süresinden düşülmeyeceği şeklinde açık bir kural mevcutsa, bu hüküm geçerli sayılmalı ve 4857 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği sadece yıllık izne rastlayan pazar günleri izin süresinden düşülmelidir.” [4]

Yukarıda belirtilen üç durumdan sonuncusu ise cumartesi gününün “akdi tatil” olarak kabul edildiği halin yıllık ücretli izin hesabına etkisidir. Bu durum, bireysel veya toplu iş sözleşmesi ile hafta tatili olan pazar gününe ek olarak cumartesi gününün de çalışılmayan gün olarak düzenlenmesi (cumartesi gününün açıkça hafta tatili olarak belirtilmediği) ya da sözleşmede çalışma günlerine veya tatile ilişkin açıkça bir hüküm bulunmamasına rağmen fiili uygulamada cumartesi günlerinin de çalışılmadan geçirilmesi hallerinde ortaya çıkmaktadır. Böylece bu gibi durumlarda yıllık ücretli izin hesabı bakımından cumartesi günü, hafta tatili olarak değil fiili olarak çalışılmasa dahi iş günü olarak kabul edilecek ve yıllık ücretli izin hesabından pazar gününün aksine düşürülecektir. Yukarıdaki örneğimizden devam edecek olursak, cumartesi gününün hafta tatili olarak belirtilmediği ama fiilen de çalışılmayan bir iş yerinde, yıllık izinde geçirilen bir haftalık süre içerisindeki sadece pazar günü yıllık ücretli izin hesabından düşürülecek ve işçi yıllık izninin altı gününü kullanmış olacaktır.

Yargıtay’ın bahsetmiş olduğumuz üç ayrı durumun tümüne yer vermiş olduğu emsal nitelikteki kararına aşağıda yer vermekteyiz.

Yargıtay Kararı – 9. HD., E. 2021/897 K. 2021/5272 T. 02.03.2021

“…hafta tatili günü olarak kararlaştırılan cumartesi gününün yıllık izin hesabında nasıl değerlendirileceği sorunu da ele alınmış ve burada, “4857 sayılı İş Kanunu’nun 46 ve 63. maddelerine göre hafta tatili haftalık 45 saatlik çalışmadan sonraki 24 saatlik bir gündür. Bu nedenle kural olarak cumartesi işgünüdür. Akdi tatil günü olarak cumartesi günleri yıllık izin süresine eklenmez. Başka bir anlatımla, cumartesi günleri akdi tatil günü olarak işçi çalışmadığı takdirde yıllık ücretli izin süresine ilişkin hesapta hafta tatili olarak değerlendirilemez.

“Cumartesi günü hafta tatili olarak da kararlaştırılabilir. Bireysel veya toplu iş sözleşmeleriyle cumartesi ve pazar günleri hafta tatili günü olarak belirlenmişse, İş Kanunu'nun 56/5. maddesi gereği her iki gün yıllık izin sürelerinden sayılmaz. Başka bir anlatımla yıllık izin kullanma dönemi içindeki cumartesi ve pazar günleri kullanılan izin süresinden düşülür. Ancak bireysel veya toplu iş sözleşmesinde hafta tatiline eklenen bu cumartesi gününün yıllık izin hesabında iş günü olarak sayılacağı veya izin süresinden düşülmeyeceği şeklinde açık bir kural mevcutsa, bu hüküm geçerli sayılmalı ve İş Kanunu'nun 56/5. maddesi gereği sadece yıllık izne rastlayan pazar günleri izin süresinden düşülmelidir.” yönünde Dairemiz uygulaması belirlenmiştir.

“Cumartesi günü işçiler dinlendirilir. Pazar Günü Hafta Tatilidir.” düzenlemesi, aynı toplu iş sözleşmesinin “Yıllık Ücretli İzin” başlıklı 25 inci maddesinde ise “… Yıllık Ücretli İzin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan Ulusal Bayram, ve Genel Tatil günleri izin süresinden sayılmaz” düzenlemesi mevcuttur.

Görüldüğü üzer mezkûr toplu iş sözleşmesi düzenlemelerinden, tarafların hafta tatili olarak kabul ettiği pazar günü haricinde Cumartesi günü de dinlendirilme günü olarak belirlenmiş ve burada cumartesi günü “hafta tatili” olarak adlandırılmadığı gibi yıllık ücretli izin hesabında da izin süresine ekleneceğine ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yapılan bu tespit bağlamında İlk Derece Mahkemesince verilen kabul kararının yukarıda değinilen Dairemiz uygulamasına göre yerinde olmadığı açıktır.

Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince Dairemizin halihazırdaki uygulaması gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” [5]

4. SONUÇ

Yıllık ücretli izin hakkı, işçiye dinlenme imkanı sağlayan ve Anayasal temele dayanan sosyal haklardan biri olup 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Yıllık izin süresinin hesabında hangi günlerin bu süreye dahil edileceği ise uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara yol açmakta, özellikle hafta tatili ve iş yerinde çalışılmayan günlerin niteliği önem kazanmaktadır.

Kanun koyucu tarafından hafta tatili olarak düzenlenen günlerin yıllık izin süresine dahil edilmeyeceği açıkça hüküm altına alınmış olup Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu doğrultudadır. Bu kapsamda, çoğunlukla pazar günü olarak uygulanan hafta tatili, işçinin yıllık izin süresinden mahsup edilmemekte; işçi işbu gün yönünden ayrıca korunmaktadır.

Buna karşılık, cumartesi gününün yıllık izin hesabına etkisi, bu günün hukuki niteliğinin tespitine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Zira cumartesi günü kanunen hafta tatili olarak düzenlenmiş olmayıp bireysel veya toplu iş sözleşmesi veya iş yeri uygulamaları ile farklı şekillerde düzenlenebilmektedir. Bu bağlamda cumartesi gününün “hafta tatili” veya “akdi tatil” olarak kabul edilmesine göre farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Bu doğrultuda üç temel durumdan söz etmek mümkündür. İlk olarak, cumartesi gününün bireysel veya toplu iş sözleşmesi ile açıkça hafta tatili olarak düzenlenmesi halinde, bu gün de pazar günü gibi yıllık izin süresine dahil edilmeyecek ve izin süresinden düşülmeyecektir. İkinci olarak, cumartesi gününün açıkça iş günü olarak kabul edilmesi halinde, bu gün yıllık izin süresi hesabında iş günü niteliğini koruyacak ve izin süresine etki etmeyecektir.

Üçüncü ve en tartışmalı durumda ise,  sözleşmede açıkça tatil günü düzenlenmediği veya düzenlense dahi cumartesi gününün açıkça hafta tatili olarak belirtilmediği ancak fiilen çalışılmayan “akdi tatil” günü olarak uygulandığı haller yer almaktadır. Bu durumda Yargıtay’ın yerleşik uygulaması uyarınca cumartesi günü, kanuni hafta tatili niteliği taşımadığından yıllık izin süresine dahil edilmekte ve bu nedenle izin süresinden düşülmektedir.

Sonuç olarak, cumartesi gününün yıllık ücretli izin süresine etkisi bakımından tek ve mutlak bir kural bulunmamakta; bu husus iş yerindeki çalışma düzeni, sözleşmesel hükümler ve yerleşik uygulama birlikte değerlendirilerek somut olay bazında belirlenmektedir. Bu nedenle her uyuşmazlıkta, cumartesi gününün hukuki niteliğinin ayrı olarak tespit edilmesi, yıllık izin hesabının doğru yapılması açısından zorunluluk arz etmektedir.

Stj. Av. Alperen Furkan Balat

 

Kaynakça:

1. Hatice Kübra POLAT, “4857 Sayılı İş Kanunu Çerçevesinde Yıllık Ücretli İzin Hakkı”, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Özel Hukuk Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 2021, S.4

2. Yargıtay 9. Hukuk dairesi 2025/9525 E., 2026/757 K. Sayılı 10.06.2026 Tarihli Kararı

3. Nihan Gizem KANTARCI ATEŞ, “Türkiye'de Akdi Tatilin İş Hukukundaki Rolü ve Dinlenme Sürelerinin Yetersizliği”, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol: 8 No: 1 Yıl: 2025, S. 7-8

4. Yargıtay 9. Hukuk dairesi 2023/1457 E. 2023/4838 K. 03.04.2023 Tarihli Kararı

5. Yargıtay 9. Hukuk dairesi 2021/897 E. 2021/5272 K. 02.03.2021 Tarihli Kararı

MAKALEYİ PAYLAŞIN
MAKALEYİ YAZDIRIN