Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

UZAKTAN ÇALIŞMA MODELİNDE İŞ KAZASI VE İŞVEREN SORUMLULUĞU

UZAKTAN ÇALIŞMA MODELİNDE İŞ KAZASI VE İŞVEREN SORUMLULUĞU

1. Giriş

Dijitalleşen dünyada teknolojinin sağladığı imkanlarla beraber iş hayatında yeni esnek çalışma modelleri ortaya çıkmıştır. Esnek çalışma modellerinden biri olan uzaktan çalışma ise günümüz dünyasında COVİD-19 salgınının da getirdiği zorunlulukla beraber giderek yaygınlaşarak işçilerin belirli bir yere bağlı kalmaksızın, yaptıkları işleri farklı yerlerde sürdürmeleri imkanını sağlamış ve modern iş hayatında yeni bir dönemin kapılarının açmıştır. Uzaktan çalışma modeli hem işverene maliyet ve verimlilik açısından avantaj sağlamakta hem de işçilere belirli bir çalışma ortamına bağlı kalmaksızın daha özgür bir çalışma hayatı sunmaktadır. Hal böyle olmakla beraber uzaktan çalışma modelinin getirmiş olduğu birtakım belirsizlikler ve hukuki tartışmalar bulunmaktadır. Söz konusu tartışmalardan biri de uzaktan çalışan işçilerin yaşamış oldukları kazaların yasal mevzuatta yer alan “iş kazası” niteliğinde olup olmadığı hususudur.

2. Uzaktan Çalışma

Genel bir kavram olan uzaktan çalışma; tele çalışma, evde çalışma, gezici satış temsilcileri gibi birçok çalışan kesimini içermektedir. Bu çalışma türünün diğer çalışma türlerine göre ayırt edici unsuru ise işyeri ile ilgili yer ve zaman sınırlarının nispi hale gelmesidir. Bu sayede işçiler, iş görme edimlerini işyerlerinden farklı yerlerde yerine getirseler de tek bir işyeri organizasyonu vardır.” [1].

Ülkemizde ise uzaktan çalışma; 2016 yılında 4857 Sayılı İş Kanun’unda yapılan değişiklik ile 14. maddeye eklenerek mevzuatımıza girmiştir. Uzaktan Çalışma Yönetmeliği 4. maddesi ve aynı hükmü içeren 4857 Sayılı İş Kanunu 14. Maddesi 4. fıkrasında uzaktan çalışma modelinin tanımı yapılmıştır:

“Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.”

Aynı kanun maddesinin 6. fıkrası ise şu şekildedir:

“Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür.”

Söz konusu fıkrada uzaktan çalışan işçilerin klasik çalışma modeli içerisinde organize olan işçilerden farklı bir muamele ile karşılaşmaması gerektiği vurgulanarak eşit işlem ilkesine bağlı kalınmıştır. Öte yandan 6. Fıkra, uzaktan çalışma modelinin söz konusu olduğu durumlarda da klasik modelde olduğu gibi işverenin, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alması gereken önlemlerin mevcut olduğunu ve işverenin işçiye karşı bu konuda gerekli tedbirleri alma noktasında sorumluluğunun devam ettiğini belirtilmiştir.

Nitekim uzaktan çalışmanın en yaygın görüldüğü tür olan evden çalışmaya ilişkin 20 Haziran 1996’da Uluslararası Çalışma Konferansında kabul edilen 177 sayılı ILO Sözleşmesi ve 184 sayılı Tavsiye Kararı, iş yeri dışında yürütülen çalışma tipleri hakkında temel ilkeleri içeren ilk uluslararası belge olup evde çalışanların iş yerinde çalışanlarla eşit haklara sahip olması gerektiği ve iş sağlığı güvenliği tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.” [2]

Tıpkı klasik modelde olduğu gibi uzaktan çalışma modelinde de iş yeri organizasyonunun varlığı nedeniyle işçinin işverene bağımlılığı ve buna bağlı olarak iş görme edimini yerine getirmesi yükümlülüğü söz konusu iken işverenin de işçiye ücret ödeme ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli tedbirleri alarak işçiyi gözetme borcu bulunmaktadır.

Her ne kadar uzaktan çalışma modern iş dünyasında yaygın bir model haline gelmiş olsa dahi uzaktan çalışmanın uygulanamayacağı birtakım işler söz konusudur. Uzaktan Çalışma Yönetmeliğinin 13. Maddesi uyarınca tehlikeli kimyasal madde ve radyoaktif maddelerle çalışma, bu maddelerin işlenmesi veya söz konusu maddelerin atıkları ile çalışma, biyolojik etkenlere maruz kalma riski bulunan çalışma işlemlerini içeren işlerde uzaktan çalışma yapılamayacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu yasağın konulma amacı da söz konusu işlerin yüksek risk barındırması nedeniyle işyerinde kontrol altına alınarak iş kazası oranını en aza indirmektir.

3. İş Kazası

İş kazası, işçilerin iş sözleşmeleri gereğince yerine getirmeleri gereken edimlerinin iş yerinde veya işin gereği nedeniyle iş yeri dışında ifası sırasında meydana gelen ve kişide fiziksel, ruhsal ya da maddi zarara neden olan olayları ifade eder.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13 uyarınca:

“İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)  İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.” şeklinde iş kazasını ve iş kazasının söz konusu olduğu halleri tanımlamıştır.

4. Uzaktan Çalışma Sırasında İş Kazası

İşçilerin uzaktan çalışmaları esnasında meydana gelen kazaların iş kazası kapsamında yer alıp almadığı hususuna bakacak olursak İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yol gösterici nitelikte olacaktır. Zira İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu madde 3/1-(g) hükmü iş kazasını; iş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olay olarak tanımlamıştır. Söz konusu düzenlemeye göre iş kazası yalnızca iş yeri sınırları içerisinde gerçekleşen kazaları ifade etmemekle birlikte aynı zamanda işin yürütümü nedeniyle meydana gelen kazaları da ifade etmektedir. Dolayısıyla işin yürütümü iş yeri dışında gerçekleşiyorsa da iş kazası söz konusu olabilir. İşin yürütümünün iş yeri dışında olduğu hale uzaktan çalışmayı dahil edebiliriz. Bu sebeple uzaktan çalışmada işçinin iş sözleşmesinden kaynaklı edimini yerine getirmesi sırasında meydana gelen kazalar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. Hal böyleyken işveren, iş organizasyonu kapsamında klasik çalışma modelinde olduğu gibi uzaktan çalışmada da iş kazalarına karşı önlem almalı ve iş sağlığı ve güvenliği hususunda işçiye gerekli eğitimi vererek ekipmanları temin etmelidir.

İşçinin uzaktan çalışması sırasında meydana gelen her kazayı iş kazası olarak nitelendirmek işvereni oldukça ağır bir durumun içine sokabilir. Zira klasik çalışma modeli ile uzaktan çalışma modeli eşit işlem ilkesi gereğince aynı koşulları taşısa dahi hayatın olağan akışında birbirinden birtakım farklılıkları söz konusudur. Örneğin; iş yerinde, çalışma saatleri içerisinde işçilerin kullanımına tahsis edilmiş olan kahve makinesinin patlaması ve işçiye zarar vermesi, iş yeri sınırları içerisinde gerçekleşmesi sebebiyle iş kazası kapsamında değerlendirilir. Ancak uzaktan çalışan (evde veya dışarıda) işçiye, çalışma saatleri içerisinde, kahve makinesinin patlayarak zarar vermesi halini, iş kazası olarak nitelendirmek işverene ağır ve öngörülemeyecek sorumluluklar yükleyerek hakkaniyete uygun olmayan bir durumu ortaya çıkacaktır.

Değerlendirilmesi gereken bir diğer önemli husus, işin yürütümü ile kaza arasındaki bağlantıyı ifade eden illiyet bağı olarak karşımıza çıkar. Zira kaza ile işin yürütümü arasında uygun bağ kurulamazsa, meydana gelen kaza iş kazası olarak nitelendirilemez. Uzaktan çalışmada illiyet bağının tespiti klasik çalışmaya nazaran daha zordur. Çünkü uzaktan çalışmada işverenin gözetiminden uzak olan işçinin çalışma sınırları daha özgür olmakla beraber bu sınırların çerçevesini belirlemek de oldukça güçtür. Hal böyleyken uzaktan çalışan işçilerin çalışma ortamı, klasik çalışma modeli benimsenen işçilere nazaran daha çeşitli olduğundan uzaktan çalışma ortamında meydana gelen her kazayı iş kazası olarak nitelendirmek mümkün olamayacaktır. Zira işçinin davranışı, işle alakalı olmayan bir sebebe dayanarak kaza gerçekleşmesine neden oluyorsa işbu kazadan işverenin sorumlu tutulması beklenemez. Örneğin işçi, uzaktan çalışmada çalışma saatleri içerisinde kendisinden beklenen işin ifası dışında cam silerken yaralanması iş kazası olarak değerlendirilmeyecektir. Tüm bu sebeplerle iş kazasının tespitinde işin yürütümü sebebiyle meydana gelmesi büyük önem arz eder. Bu yürütümü ise somut olayın özelliklerine göre illiyet bağı ile tespit ederiz.

5. Sonuç

Uzaktan çalışma modeli, modern çalışma hayatının dinamiklerine uyum sağlamak amacıyla ortaya çıkmış ve özellikle salgın hastalık döneminde zorunlu bir uygulama haline gelmiş ve zamanla yaygın şekilde tercih edilen bir çalışma modeli olmuştur. Bu yaygın kullanım ise zamanla birtakım hukuki tartışmaları beraberinde getirmiştir. Hukuki tartışmalardan biri uzaktan çalışmada meydana gelen kazaların iş kazası niteliğinde sayılıp sayılmayacağı hususu olup bu konudaki belirleyici temel unsur, işin yürütümü ile kaza arasındaki illiyet bağının tespitidir. Her ne kadar uzaktan çalışma, işyeri sınırlarını mekânsal anlamda genişletse de işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri devam etmekte; işçiyi bilgilendirme, gerekli eğitimleri verme ve sağlanan ekipmanlar bakımından güvenlik tedbirlerini alma sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır. Bununla birlikte, işverenin uzaktan çalışma sırasında gerçekleşen her türlü kazadan sorumlu tutulması da hakkaniyetle bağdaşmayacak ve işveren açısından öngörülemez yükümlülükleri beraberinde getirecektir. Bu nedenle, uzaktan çalışmada modelinde iş kazasının tespiti noktasında somut olayın özellikleri dikkate alınarak işin yürütümüyle doğrudan bağlantılı bir illiyet bağının varlığı aranmalı; işçinin tamamen kişisel faaliyetlerinden doğan kazaların iş kazası kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir. Sonuç olarak, uzaktan çalışmada iş kazasının meydana gelmesi durumuna ilişkin mevzuatımızda açıkça bir düzenlemeye yer verilmemesine karşın ilgili birtakım yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Gelinen son noktada, uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte iş kazası kavramının esnek çalışma koşullarına uyumlu bir şekilde yorumlanması zorunluluk haline gelmiş; hem işverenin yükümlülüklerini makul sınırlar içinde tutacak hem de işçinin korunmasını sağlayacak dengeli bir yaklaşımın benimsenmesi önem kazanmıştır.

Stj. Av. Alperen Furkan Balat

Kaynakça:

1. Arş. Gör. Dr. Kübra Demir, “Türk İş Hukukunda Uzaktan Çalışma Kapsamında İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliğini Sağlama Borcu”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, s. 2505

2. Doç. Dr. Zehra Gök Metin, Prof. Dr. Ali Naci Yıldız, “İş Sağlığı ve Güvenliği Boyutu ile Uzaktan Çalışma”, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, 2021, s. 14

MAKALEYİ PAYLAŞIN
MAKALEYİ YAZDIRIN