Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

KİRALANANDA ORTAYA ÇIKAN AYIP VE YIPRANMA HALLERİNDE SORUMLULUĞUN DEĞERLENDİRİLMESİ

KİRALANANDA ORTAYA ÇIKAN AYIP VE YIPRANMA HALLERİNDE SORUMLULUĞUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kiralanan taşınmazın, kiralayana teslimi sırasında veya sonraki süreçlerde taşınmazdaki hasar veya eksiklikler kimi zaman belirli uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Kiralananın, kiracıya teslimi anında taşınmazda var olan hasarların sözleşmenin kurulma aşamasında dikkate alınmaması, kira süresince oluşan olağan veya olağanüstü hasarlarda sorumluluğun belirlenmesi ve tahliye sürecinde oluşan hasarlarda sorumluluğun kimde olduğunun belirlenmesi gibi hususlar uygulamada en sık rastlanan sorunlar arasında yer almaktadır. Bu makalede Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiraya verenin ve kiracının temel yükümlülükleri incelenerek uygulamada en sık rastlanan uyuşmazlıklarda kiracının ve kiraya verenin sorumlulukları değerlendirilecektir.

 

I. KİRAYA VERENİN SÖZLEŞMEYE UYGUN ŞEKİLDE TESLİM BORCU

 

A. Kiralananın Sözleşmeye Uygun Şekilde Teslimi

 

Kiralananın, kiralayan kişiye, sözleşmede kararlaştırılan tüm hususlara uygun teslim edilmesi gerekmektedir. Bu husus TBK 301. Maddede düzenlenmiştir. Buna Göre:

 

“Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz”

 

Kira ilişkisinin kurulması aşamasında sözleşmede belirtilen şartlar teslim anında önem kazanmaktadır. Kimi zaman kira sözleşmesinde gerçeği yansıtmayan beyan ve taahhütler yer almaktadır. Örneğin kiralananın boyanmış bir şekilde teslim edilmemiş olmasına rağmen tahliye aşamasında evin boyanmış olarak teslim edilmesi gerektiğine ilişkin ibareler sözleşmede yer alabilmektedir. Kural olarak evin, teslim alındığı şekilde tahliye edilerek teslim edilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında tahliye anında hem sözleşmeden kaynaklanan hususlarda hem de evde oluşan hasar ve yıpranmalardan kaynaklanan birçok uyuşmazlık ortaya çıkabilmektedir.

 

B. Kiralananın Teslimi Sırasında ve Sonrasında Ortaya Çıkan Ayıplarda Sorumluluğun Belirlenmesi

 

TBK madde 304’te: “Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.”  şeklinde düzenleme yer almaktadır

 

Kiralananın sözleşme ile güdülen amaca uygun biçimde kullanılmasını ve- ya işletilmesini olanaksız kılacak, yahut da bu kullanma veya işletmeyi önemli surette azaltacak ayıplar, önemli ayıplardır. Örneğin; yukarıdaki daireye ait pis suların aşağıdaki dükkana akması (3. HD. 8.6.1959; 3848/3237), tahta kuruları- nın veya normal vasıtalarla başa çıkılamayacak surette farelerin kiralananı dol- durmuş olması (BGE 31 II 603), kiralananın kiraya verence taahhüt edilen veya sözleşmenin amacından beklenen verim veya geliri getirmemesi, katı yakıt pa- zarlama işi için kiralanan yere valiliğin yasaklama nedeniyle ruhsat verilmeme- si (3. HD. 6.12.1994; 10123/10964) gibi ayıplar önemli ayıplardır. [1]

 

Kiralananda var olan önemli ayıplar veya sonrasında ortaya çıkan önemli ayıplarda kiracı tarafından TBK 304. Maddesi uyarınca borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilecektir. Buna göre kiracının TBK 306-308. Maddeleri uyarınca; ayıbın giderilmesini isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshetme, kira bedelinin indirilmesi veya zararın giderimi gibi imkanları bulunmaktadır.

 

“6068 sayılı TBK’nın 301. maddesi ifadesi ile kiraya veren, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Kiraya veren bu borcu sadece fiili bir teslim ile ifa etmiş olmaz. Kiracı kiralananı hangi maksat için tutmuş ise kiralayan o maksada elverişli bir tarzda teslim ile mükelleftir. TBK'nın 304. maddesine göre kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. TBK'nın 305. maddesine göre ise davacı, kiralananın sonradan ayıplı olması durumunda kiraya verenden ayıpların giderilmesini ve ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Kiralananın ayıplı olarak teslimi nedeniyle kullanılmasında imkansızlık veya derecesinde düşüklük meydana gelmiş ise bu durumda kiracının TBK’nın 123. ve 125. maddeleri dairesinde hareket ederek mevcut ayıbı uygun bir sürede kiraya verene ihbar etmesi beklenir.” [2]

 

II. KİRACININ KİRALANANI ÖZENLE KULLANMA BORCU

 

A. TBK m.316 Kapsamında kiracının Özen Borcu

 

Kiracının borçları TBK 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.  Kiracının en önemli borçlarından biri ise kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla yükümlü olmasıdır. Kiracının sözleşmeye uygun bir biçimde kiralananı kullanmamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü madde 316’da belirtilmiştir. Buna göre:

 

“Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.

Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

 

Kiralananı işbu madde hükümlerine aykırı biçimde kullanan kiracı , kiraya veren, gerekli bildirimleri yaparak sözleşmeyi feshetme imkanına sahiptir.

 

B. Kiracının Olağan Kullanımından Kaynaklı Yıpranmalar

 

“Taraflar arasında 01/05/2009 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6098 sayılı T.B.K. nun 316. (B.K.nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.nun 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. Nitekim somut olayda da kiralanandaki yıpranmaların olağan kullanımdan kaynaklı olduğu anlaşıldığına göre bu kusurların giderilmesi için gerekli olan 15 güne ilişkin kira bedelinin tazmin edilmesi gereken zarara dahil edilmesi ve davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.” [3]

 

Yargıtay kararları uyarınca Kiracı, olağan kullanımından kaynaklı yıpranmalardan sorumlu tutulamayacaktır. Örneğin Duvar renginin solması, parkelerde kullanım izleri, muslukların eskimesi vb. olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmalardan kiracının sorumluluğuna gidilemeyecektir. Yalnızca olağan kullanımı aşan hasarlarda sorumluluk gündeme gelebilecektir.

 

“6098 sayılı T.B.K.’nun 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Kira sözleşmesinin 10. maddesinde kiracının her zaman kiralanan yerde faaliyet konusunun icrasına yönelik işlevsel ve görsel her türlü dekorasyon, tadilat ve düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu, kiraya verenin peşinen izin verdiğinin kabul edildiği ve ayrıca bir izin ve muvafakata gerek bulunmadığı konusunda tarafların anlaştığı, kiracının kira sözleşmesinin sonunda veya öncesinde kiralanan yeri tahliye ederken kendi yaptığı ilave ve dekorasyonların bir kısmını veya tamamını söküp almakta serbest olduğu, kiracının söküp almadığı dekorasyon için bedel talep edemeyeceği, kiraya verenin de bunların sökülmesi ve eski hale getirilmesi için ısrar etmeyeceğinin düzenlendiği görülmüştür. Bu madde ile kiracıya kiralananın kullanım amacına uygun tadilat ve dekorasyon yapma yetkisi verilmiş ,kiralanan tahliye edilirken de yapılan tadilat ve dekorasyonların sökülerek götürülmesi imkanı tanınmıştır. Mahkemece anılan hüküm yanlış yorumlanarak tespit bilirkişi raporunda tespit edilen bir kısım hasarların kullanım amacına uygun olarak yapılan değişiklik olduğunun kabulü ile karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece, yapılması gereken, tespit raporunda belirlenen bulgulardan hareketle dosya üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak, tespit raporunda varlığı belirtilen hasar kalemlerinden her birinin hor kullanım sonucunda mı, yoksa normal kullanımdan mı kaynaklandığının belirlenmesi, hasarın sözleşme hükmü de gözetilerek hor kullanma sonucunda olduğunun belirtilmesi halinde tahliye tarihindeki rayiç birim fiyatları üzerinden yeniden fiyat değerlendirmesinin yapılması, tespit edilen yenilenmesi gereken kalemlerden yıpranma (eskime) payı da düşürülerek, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.” [4]

 

III. KİRALANANIN TAHLİYESİ VE İADE BORCU

 

TBK m.334 Kapsamında Geri Verme Borcu

 

TBK madde 334 kapsamında Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Uygulamada en sık yaşanan uyuşmazlıklar tahliye anında kiralananın teslim alınan şekliyle iade edilmediğinden bahisle ortaya çıkmaktadır. Örneğin evin boyalı teslim edilmesi sebebiyle yeniden boyalı bir şekilde teslim edilmemesi sebebiyle yaşanan uyuşmazlıklar en sık karşılaşılan örneklerdendir.

 

“Davacı dava dilekçesinde kiralananın saten boyalı olarak teslim edildiğini, davalının plastik boya ile boyadığını ileri sürmüş, yukarıda belirtilen tespit raporunda da boya giderleri hasar kalemleri içinde yer almıştır. Bu şekilde davacı kiracılık süreci içinde kiralananın davalı tarafından plastik boya yapıldığını kabul etmiş olduğu gibi boyalı olan kiralananın yeniden boyanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Diğer yandan kiralananın saten boyalı olarak davalıya teslim edildiği sözleşmede yer almamıştır. Davacı da bu konudaki iddiasını kanıtlayamamıştır. Borçlar Kanunu'nun 266/1. maddesi hükmü gereği, kiracı, kiralananı hangi halde teslim almış ise, o halde geri vermek zorundadır. Normal kullanımdan kaynaklanan eskilik ya da değişiklikten sorumlu değildir. Kiralananın davalı tarafından boyatıldığı tarafların kabulünde olması karşısında kiralananın tahliyesi ve teslimi sırasında davalının boyalı olarak teslim etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece boya masrafına ilişkin alacak kalemi yönünden istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” [5]

 

Buna göre sözleşmede evi boyalı teslim edildiği ve tahliye halinde de boyalı olarak teslim edilmesi gerektiğine ilişkin ibarenin yer alması hali ayrı tutulmak üzere; tahliye anında, olağan kullanımdan kaynaklı oluşan yıpranma sebebiyle aynen iade kapsamında evin boyalı teslim edilmesi talep edilemeyecektir.

 

IV. UYUŞMAZLIKLARDA İSPAT YÜKÜ VE TESPİT TUTANAKLARININ ÖNEMİ

 

Kira ilişkisinden kaynaklanan ayıp ve hasar uyuşmazlıklarında en önemli hususlardan biri, meydana gelen hasarın varlığının ve niteliğinin ispatıdır. Uygulamada kiraya verenler tarafından tahliye sonrasında taşınmazda oluştuğu iddia edilen zararların tazmini talep edilmekte, kiracılar ise bu zararların olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar olduğunu ileri sürmektedir. Bu noktada kiralananın teslim anında düzenlenen teslim tutanakları, fotoğraf kayıtları, ekspertiz raporları ve tahliye sırasında hazırlanan tespit tutanakları önemli delil niteliği taşımaktadır. Özellikle kiralananın hangi durumda teslim edildiğinin yazılı ve görsel delillerle ortaya konulması, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici rol oynamaktadır. Aksi durumda tarafların iddialarının ispatı güçleşmekte ve yargılama süreci uzayabilmektedir.

 

V. SONUÇ

 

Kira ilişkilerinde kiralananın teslimi, kullanımı ve tahliyesi süreçlerinde ortaya çıkan ayıp, hasar ve yıpranma halleri uygulamada en sık uyuşmazlığa konu olan meseleler arasında yer almaktadır.

Bu kapsamda, kiralananda teslim anında mevcut olan veya sonradan ortaya çıkan önemli ayıplardan kural olarak kiraya veren sorumlu olup kiracı; ayıbın giderilmesini isteme, kira bedelinde indirim talep etme, zararının tazminini isteme veya gerekli şartların oluşması halinde sözleşmeyi feshetme imkanı mevcuttur. Buna karşılık kiracı da kiralananı sözleşmeye uygun ve özenli kullanmakla yükümlü olup, olağan kullanımı aşan zarar ve kötüye kullanımdan doğan hasarlardan sorumlu tutulabilecektir.

 

Öte yandan Yargıtay kararlarına göre, kiracı yalnızca kötü kullanım sonucu meydana gelen zarar ve hasarlardan sorumlu olup, taşınmazın olağan kullanımına bağlı olarak zaman içerisinde oluşan eskime ve yıpranmalardan sorumluluğuna gidilemeyecektir. Bu nedenle tahliye aşamasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, meydana gelen değişikliklerin olağan kullanım sınırları içerisinde kalıp kalmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Bununla birlikte uygulamada uyuşmazlıkların büyük bir kısmı, kiralananda meydana gelen değişikliklerin olağan kullanım sonucu oluşan yıpranma mı yoksa kiracının kusurlu kullanımından kaynaklanan zarar mı olduğu noktasında ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle her somut olayın kendi özellikleri kapsamında değerlendirilmesi, bilirkişi incelemelerinin teknik ve denetime elverişli şekilde yapılması ve tarafların teslim ile tahliye süreçlerini belgeleyerek hareket etmesi hukuki güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

 

Sonuç olarak, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların önlenebilmesi adına kiralananın teslim anındaki durumunun ayrıntılı şekilde tutanak altına alınması, tarafların hak ve yükümlülüklerinin kira sözleşmesinde açık biçimde düzenlenmesi önemlidir.

 

Av. Şeymanur Elmas

 

Kaynakça:

 

1. Yavuz, Nihat, Kira Hukuku, 4. Baskı, Ankara 2015, Sayfa 85.

2. T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas No.: 2015/15993 Karar No.: 2016/1412 Karar tarihi: 09.02.2016

3. Yargıtay Kararı - 3. HD., E. 2019/2596 K. 2019/4308 T. 8.5.2019

4. Yargıtay Kararı - 6. HD., E. 2015/558 K. 2015/10230 T. 23.11.2015

5.  Yargıtay Kararı - 6. HD., E. 2009/1610 K. 2009/5922 T. 22.6.2009

MAKALEYİ PAYLAŞIN
MAKALEYİ YAZDIRIN