1. Suçun Ülkeselliği
Öncelikle, ceza kanunlarının yer bakımından
ne anlama geldiğinin açıklanması gerekmektedir. Ceza kanunlarının yer
bakımından uygulanması; belirli bir yerde işlenen suça hangi ceza kanunun
uygulanacağının belirlenmesi anlamına gelmektedir. Bu çerçevede ülke içinde
veya ülke dışında işlenen bir suç için vatandaş veya yabancının hangi ülke
mahkemesinde ve hangi ülke ceza hukuku uygulanarak yargılanacağı tespit
edilmektedir.
Ülkesellik sistemine göre bir suç hangi
devletin sınırları içinde işlenmiş ise o devletin ceza kanunu uygulanır. Failin
veya mağdurun milliyetinin bir önemi bulunmamaktadır. Hakimiyet esasına dayanan
bir sitemin, suç işlemekle düzenin bozulduğu varsayılan yerin kanunun
uygulanması suretiyle yeniden düzenin tesisine olanak vermesi ve ayrıca
delilerin toplanması ve diğer soruşturma işlemlerinin yapılmasında sağladığı
kolaylıklar nedeniyle adalet ve hakkaniyete en uygun çözüm olduğu kabul
edilmektedir. [1]
Türk hukukunda da karma sistem yani kural
olarak ülkesellik ilkesi geçerlidir. Buna göre ülke içinde işlenen tüm suçlarda
failin milliyetine bakılmaksızın Türk kanunları uygulanır. Ancak bunun dışında
yabancı ülkede işlenen bir kısım suçlarda da fail hangi devletin vatandaşı
olursa olsun Türk kanunları uygulanabilecektir.
Suçun işlendiği yer; Türkiye ülkesi dışında
işlenmiş suçlar yabancı ülkede işlenmiş kabul edilmektedir. TCK’nın 8.
maddesinde ülke sınırları çizilmiş ve hangi alanlarda işlenen suçların Türkiye
ülke sınırları içinde kabul edileceği sayılmıştır.
Kural olarak bir suçun icrasına başlandığı,
icrasının devam ettiği veya icrasının bittiği yerde suç işlenmiş sayılır. [2]
TCK’nın 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre; “Fiilin kısmen veya tamamen
Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç
Türkiye’de işlenmiş sayılır.” hüküm altına alınmıştır. Hükümden anlaşılacağı
gibi fiilin Türkiye’de kısmen işlenmesi halinde dahi suç Türkiye’de işlenmiş
sayılacak bunun dışında fiil kısmen veya tamamen yurt dışında işlense dahi
neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç yine Türkiye’de işlenmiş
sayılacaktır. Hareketin veya neticenin bir kısmının Türkiye’de gerçekleşmesi
halinde suçun işlendiği yer Türkiye kabul edilmek suretiyle ülkesellik
ilkesinin uygulama alanı genişletilmekte ve Türk mahkemelerinin yetkili
kılınmaktadır. [3]
İnternet yoluyla işlenen suçlar da suçun
işlendiği yer açısından özellik arz etmektedir. Bu konuda Türk ceza hukuku
mevzuatında açık bir hüküm bulunmamaktadır. İnternet ağına veri girişi
Türkiye’de yapılmış ise hareket Türkiye’de yapıldığından ülkesellik kuralı
uyarınca suç Türkiye’de işlenmiş sayılacaktır. Yurt dışında gönderilmiş olsa
bile hukuka aykırı bir içeriğin Türkiye’de bulunan bir sunucu üzerinden
dosyalanması halinde failin doğrudan doğruya bu sunucu üzerinden hareket ettiği
kabul edilmiş olacağından suç Türkiye’de işlenmiş sayılacak ve ülkesellik
kuralı uygulama alanı bulacaktır. [1]
2. TCK 13. Maddenin İncelenmesi
Bu kanuna göre yabancı ülkede işlenen
belirli suçların (kanun maddesinde sayılan) Türkiye’de yargılanmasını düzenler.
Bu kanun maddesine göre, suçların yabancı veya vatandaş tarafından işlenmesi
arasında fark bulunmamaktadır. Yani yabancı ülkede bu suçların yabancı veya vatandaş
tarafından işlenmesi halinde Türk Kanunları uygulanacaktır. Bu suçlar madde
kapsamında sayılmaktadır.
TCK madde 13:
“(1)
Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi
halinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer
alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki
Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan
suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde
181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve
kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200),
mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1 md.)
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım
araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu
araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005 –
5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü,
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra
kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet
Bakanının talebine bağlıdır.
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde
yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı
verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama
yapılır.”
Yabancı ülkede, devletin iç ve dış
güvenliğini tehlikeye sokan, uluslararası saygınlığını, mali itibarını sarsan
ve vatandaşının önemli yararlarına saldırı teşkil eden işbu maddede sayılı
suçlar kim tarafından işlenmiş olursa olsun Türkiye’de yargılanacaktır. (a) ve
(b) bentlerinde yazılı suçlar dışında bazı suçlara ilişkin Türkiye’de yargılama
yapılabilmesi için yabancı ülkede mahkumiyet veya beraat kararı verilmemiş
olması şartı aranmıştır. Fail hakkında yabancı bir ülkede yargılama yapılıp
mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi halinde fail hakkında Türkiye’de Türk
kanunları uyarınca yargılama yapılması mümkün değildir.
3. Yasadışı Bahis Suçlarının Bilişim
Sistemleri Kullanılarak İşlenmesi
Hızla gelişen teknoloji çağında, internet
daha da gelişmiş ve yaygınlaşmıştır. Bu gelişim ve yaygınlaşma ile ekonomik
suçlar bakımından yeni ihlaller baş göstermiştir. Bu ihlaller arasında ekonomik
suçlar bakımından en yaygın olanı ise bahis ve şans oyunlarıdır. Bunun başlıca
sebebi ise dünya genelinde spor endüstrisinin beklenmedik hacimde büyümesidir.
Bahse konu durum karşısında birçok sayıda ulusal ve uluslararası şirket
kurularak bireylere bahis ve şans oyunu oynama imkânı sunmaya başlanmıştır. Bu
ihlaller karşısında devletlerin hukuki düzenlemeler yapması zorunluluğu
doğmuştur. Ülkemizde de 7258 sayılı kanun kapsamında düzenlenmiştir. Aynı
zamanda TCK madde 228/3 fıkrası kapsamında da bilişim sistemlerinin
kullanılarak kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu düzenlenmektedir.
TCK madde 228/1 ve 3 fıkrasına göre;
“(1) Kumar oynanması için yer ve imkan
sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.[96]
(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.) Suçun bilişim sistemlerinin
kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin
günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
TCK kapsamında suç oluşabilmesi için; kumarın
oynanması için bilişim sistemleri kullanılarak yer ve imkan sağlanması
gerekmektedir. Bu suç, netice bakımından sırf hareket suçudur. Yani bu suçun işlenebilmesi için herhangi bir
neticenin ortaya çıkmasına gerek yoktur.
7258
Sayılı Kanun’un 5/1-b fıkrasına göre;
“b) Yurt dışında oynatılan spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans
oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den
oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.”
7258 Sayılı Kanun kapsamında suç
oluşabilmesi için bu suça konu olacak oyunun bahis ya da şans oyunu niteliği
taşıması gerekmektedir. Bu suçun fiili ise bahis ya da şans oyunlarının
internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına
imkân sağlamaktır. Öğretide, oyunun Türkiye’de oynanmasına imkân sağlanması
nedeniyle suçun Türkiye’de işlenmiş sayılacağı fakat oyunun yurtdışında
hazırlanması nedeniyle oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla bu bent
kapsamındaki suçun düzenlendiği ifade edilmektedir. Esasen yurtdışında oynanıp
da fail tarafından internet veya sair yolla erişim sağlamak suretiyle
Türkiye’de oynanmasına imkân sağlanması durumunda ise 7258 s. Kanun md.5/1-b
kapsamında cezalandırma yoluna gidilecektir. [4] İşbu kanun kapsamında işlenecek
bahis ve şans oyunu oynatma suçlarının oluşabilmesi için failin herhangi bir
yetkiye yani izne sahip olmaması gerekmektedir.
Bu iki suçun da tamamlanabilmesi için
belirli bir neticenin ortaya çıkmasına gerek yoktur. Fail tarafından kanun
maddesinde sayılan fiillerden birinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir.
Bu tip suçlar, sırf hareket suçu (neticesiz suç) olarak nitelendirilir. Kanunda
yasak sayılan hareketin yapılmasıyla suç tamamlanır. Fiilin dış dünyada zarar
meydana getirmesi beklenmez.
Yukarıda açıklanan suçlar, niteliği
itibarıyla erişim imkânı sağlamaya yönelik bir sırf hareket suçu olduğundan
suçun işlendiği yer belirlenirken netice esas alınamaz. Suçun işlendiği yer
icrai hareketin gerçekleştiği yerdir. İcra hareketlerinin tamamı yurt dışında
işlenmişse artık bu suçun yurt dışında işlendiği kabul edilir.
4. Sonuç
TCK madde 13 kapsamında sayılan suçlar sınırlı
sayı (numerus clausus) ilkesine tabidir. Sınırlı sayı ilkesine tabi olan bu
suçlar, tek tek sayılmış olup genişletilerek yorumlanamazlar. Yasa dışı bahis
suçları, TCK madde 13’te sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. Suçun
yabancı tarafından işlenmesi durumunda Türkiye’de işlendiği kabul
edilemeyecektir. Yukarıda da açıklandığı üzere, sınırlı sayı ilkesine tabidir. Aynı
zamanda ülkesellik bakımından değerlendirildiğinde; bu suçun faili, bahis
siteleri, sunucuları, ödeme sistemleri yurt dışında bulunuyorsa icrai
hareketler yurt dışında tamamlanmış olarak kabul edilir. Yasa dışı bahis
suçları, niteliği itibarıyla erişim imkânı sağlamaya yönelik bir sırf hareket
suçu olduğundan suçun işlendiği yer belirlenirken netice esas alınamaz. İcra
hareketlerinin tamamının yabancı ülkede gerçekleştiği durumlarda suçun
Türkiye'de işlendiğinin kabulü güçleşmektedir. Suçun Türkiye’de işlendiğinin
kabulü, TCK m. 8'in sınırlarının genişletilmesi sonucunu doğurur. Ancak kanunda
Türkiye sınırları açıkça belirtilmiştir. Tüm bunlar birlikte
değerlendirildiğinde; yasa dışı bahis suçları bakımından fiilin yurt dışında
gerçekleşmesi halinde bahis suçunun işlendiğini kabul etmek hatalı bir yorum olacaktır.
Stj. Av. Fatma Şengün
Kaynakça:
1.
H. Aydın, Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Türk Mahkemelerinin Yetkisi.
2.
Taner, s. 204.
3.
Zafer, s. 625; Akbulut, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 129. Hakeri, s. 85;
Özen, s. 83.
4.
O. Belci, Spor Müsabakalarında Yasadışı Bahis ve Şans Oyunu Suçları.