1.
Giriş
Gelir İdaresi Başkanlığı; ödeme
sistemleri aracılığı ile sağlanan hizmetlerdeki vergi denetiminin kontrolü ile
kayıtlı ekonomiyi güçlendirmek, vergi güvenliği ve vergi takibini
etkinleştirmek amaçları ile önemli bir düzenlemeye imza atmış, 09.07.2025
tarihinde fiziki ve elektronik ortamda gerçekleştirilen ödemelere ilişkin
tebliğ taslağını yayımlamıştır. İlgili taslak, 24.07.2025 tarihine kadar
kamuoyu görüşüne açılmış, ardından 9 Temmuz 2025 tarihinde taslak olarak
yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, kamuoyu görüş ve önerileri
doğrultusunda düzenlenmiş ve yeni tebliğ taslağı yayımlanmıştır. 17.11.2025
tarihinde yayımlanan yeni tebliğ taslağı 01.12.2025 tarihine kadar görüş ve
önerilere açılmıştır. Bu makalede yıl içerisinde yayımlanan iki tebliğ
taslağının karşılaştırılması ile her iki taslak arasındaki temel farklılıklar
üzerinde durulacaktır.
2. Tebliğ Taslakları Arasındaki Temel
Farklılıklar
a. Terminoloji Farklılıkları
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
yayımlanan 09.07.2025 tarihli “Eski Taslak” ile “17.11.2025” tarihli “Yeni
Taslak” içerisinde yer alan amaç ve konu başlıklı birinci madde, her iki
taslakta da aynı şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu taslakların konu ve amaç
unsuru; kayıtlı ekonomiyi güçlendirmek ve vergi güvenliğini sağlamak amacıyla;
kredi kartı, banka kartı, elektronik cüzdan ve benzeri araçlarla yapılan
tahsilatlarda mükelleflerin kendi ödeme sistemlerini kullanmaları ile banka
veya diğer kuruluşlar tarafından verilen ödeme cihazlarının başkalarına devri
veya kullandırılmasıyla ilgili usul ve esasları düzenlemek olarak
belirtilmiştir. Bununla birlikte yeni tebliğ taslağı ile tanımlar ve
kısaltmalar başlığı altında birtakım değişiklikler yapılmış, Eski Taslak’ta yer
alan Ödeme Hizmet Sağlayıcıları ve Ödeme Kuruluş tanımları çıkarılmış, Dijital
Vergi Dairesi, Kuruluş, POS cihazlarının/uygulamalarının verilmesi, Sadakat
Programı tanımları eklenmiştir. Söz konusu tebliğ taslakları arasındaki
terminoloji farklılığı, yeni taslak ile eski taslakta yer alan teknik
süreçlerin yeniden düzenlendiğini gösterir niteliktedir.
b. Fiziki POS Uygulamalarına Yönelik
Kuralların Karşılaştırılması
Eski Taslak’ta “Fiziki Ödeme Sistemi
Cihazlarının Kullanımı” olarak başlıklandırılan dördüncü madde Yeni Taslak ile
“Fiziki POS cihazlarının/uygulamalarının kullanımı” şeklinde
başlıklandırılmıştır. İlgili madde; her iki taslakta da perakende mal satışı
yapan veya hizmet sunan birinci ve ikinci sınıf tüccarların, yeni nesil ödeme
kaydedici cihaz (YN ÖKC) kullanma zorunluluğunu düzenlemekte olup her iki
tebliğ taslağında da bu mükelleflerin, Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge
Yönetim Sistemine dâhil olup bu sistemdeki ödeme araçlarını kullanmaları
halinde YN ÖKC kullanma mecburiyetleri olmadığı belirtilmiştir.
Bu zorunluluk kapsamında mükelleflerin ise
başkalarına ait YN ÖKC’leri kullanmaları yasaklanmıştır. Her iki taslağın 4.
maddenin 3. fıkrasında; “5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu
kapsamında banka kartı veya kredi kartı kabulünü sağlamak amacıyla işyerleriyle
anlaşma yapan bankalar ya da diğer kuruluşlar ile 6493 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar tarafından YN ÖKC kullanma zorunluluğu kapsamında olan
veya Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemine dahil olan
mükelleflere münferit olarak kullanılabilen POS cihazlarının verilmemesi
gerekmektedir.” hükmü yer almakta olup söz konusu fıkranın devamında, Eski
Taslak’ta yer alan basit/bilgisayar bağlantılı YN ÖKC kullanan mükelleflere
kablolu bağlantı sağlandıktan sonra kullanılması şartı ile masaüstü POS cihazı
verilme gerekliliği Yeni Taslak ile terk edilmiş, masaüstü POS cihazı
verilmesine yönelik kural esnetilmiştir.
Yeni Taslak ile, bayilik ilişkisi
kapsamındaki tahsilata yönelik düzenlemeyi içeren 4. maddenin 5. fıkrasında
değişikliğe gidilmiştir. Bayi veya benzeri iş ilişkisi kapsamındaki kartlı
satışlarda tahsilatın önce ana firmanın hesabına aktarılması gerektiği şartı
değiştirilmiş; bunun yerine tutarın önce bayinin hesabına geçmesi gerektiği
düzenlenmiştir.
Yeni Taslak’ta yer alan 4. madde 6.
fıkra ile; bayilik veya benzeri bir iş ilişkisi çerçevesinde bayiye veya
benzeri bir iş ilişkisi kurulana ait EFT-POS özellikli YN ÖKC veya Güvenli
Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi kapsamındaki ödeme kabul eden
araçlar üzerinde ana firmaya ait POS uygulamasının
kurulabilmesi/tanımlanabilmesi için gereken koşulların çoğaltıldığı ve
detaylandırıldığı söylenebilir. Söz konusu koşulların ilk sırasında; bayi
sayısına yönelik kural yer almaktadır. Eski Taslak’ta bayilik uygulamasından
yararlanmanın sayısal şartı Türkiye çapında en az 30 bayiye sahip olmak olarak
belirtilmişken Yeni Taslak’ta Türkiye çapında en az 30 bayi veya benzeri iş
ilişkisine sahip olunması gerektiği belirtilmiştir. Yine, bayilik veya benzeri
iş ilişkisini içerir sözleşmenin ibrazına ilişkin şartta da değişiklik
yapılarak bayilik sözleşmesinin Ödeme Hizmeti Sağlayıcılarına ibraz edilme
zorunluluğu kaldırılmıştır. Bunun yerine sözleşmeye ait bilgilerin Dijital
Vergi Dairesi’ne bildirileceği esasına dayanan yeni bir sistem öngörülmüştür.
Eski Taslak’ta Ödeme Hizmet
Sağlayıcılarına daha genel bir bildirim sorumluluğu yüklenmişken, yeni taslak
ile Banka veya kuruluşlar tarafından ana firmanın başvurusu ardından mevzuatta
belirtilen gerekli kontroller yapıldıktan sonra ayrıca 4. madde 6. fıkrada
belirlenen sayıya ulaşılıp ulaşılmadığının ve bayilik veya benzeri bir iş
ilişkisinin varlığının GİB Teknoloji’den teyidinin gerektiği düzenlenmiştir.
Söz konusu sayı ve GİB teyidinin ardından ana firmaya ait fiziki POS uygulaması
bayi cihazına ilave hesap olarak eklenebilecektir. Bunun yanı sıra, Bayilik
kapsamında fiziki POS aracılığıyla gerçekleştirilen tahsilatlar sonrasında
düzenlenecek sliplerde, “Bu tahsilat, bayilik veya benzeri bir iş ilişkisi
çerçevesinde ana firma hesabına aktarılmıştır.” ibaresine yer verilmesi zorunlu
kılınmıştır. Söz konusu fıkra hükümleri ile ÖHS’lere yüklenen denetim
sorumluluğunun Yeni Taslak ile korunduğu açıkça görülmekte iken, sıkı bir
vergisel denetim uygulanmasının amaçlandığı da anlaşılmaktadır.
4. madde ile getirilen bir diğer
yenilik, Mükelleflere verilen POS cihazlarına ait işlem tutarları ile
adetlerinin banka veya kuruluşlar tarafından izlenerek, bu faaliyetlerle
(toptancılık, imalat vb.) ve söz konusu cihaz ve uygulamaların talebi sırasında
kullanılacağı taahhüt edilen faaliyetlerle uyumlu olmayan tutarlarda veya
adetlerde işlem yapıldığının veya cihazların başka bir mükellef tarafından
kullanıldığının tespit edilmesi durumunda cihazların kullanıma kapatılması, bu
kapsamda kullanıma kapatılan cihazların mükelleflere ilişkin bilgilerin;
tespitinin yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar Başkanlığa bildirilmesi
zorunluluğudur.
c. Sanal POS Uygulamalarına Yönelik
Kuralların Karşılaştırılması
Sanal POS uygulamalarına yönelik
düzenlemeler, Yeni Taslak’ta da Eski Taslak’ta olduğu gibi 5. maddede yer
almaktadır. İlgili maddede göze çarpan ilk yenilik; Sanal POS kullanımına izin
verilen Elektronik Ticaret Aracılık Hizmeti Sağlayıcıları (ETAHS) ve Elektronik
Ticaret Hizmeti Sağlayıcıları (ETHS) tarafından, elektronik ticaret kapsamında
olmayan mal satışı veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatlarda bayilik ilişkisi
dışında sanal POS kullanılmasının yasaklanmasıdır.
5. maddenin 2. fıkrası ile Tebliğin
yürürlük tarihi itibarıyla faaliyette bulunanlar Tebliğin yürürlük tarihini
takip eden ikinci ayın sonuna kadar, Tebliğin yürürlük tarihinden sonra
elektronik ticaret ortamında mal veya hizmet satışına başlayanlar ise bankaya
veya kuruluşa sanal POS kurulum başvurusu yapmadan önce elektronik ticaret
ortamına ait Başkanlıkça belirlenecek bilgileri (URL, mobil uygulama, sosyal
medya hesapları vb.) Dijital Vergi Dairesi üzerinden bildireceği
düzenlenmiştir. Ödeme Hizmeti Sağlayıcıların, beşinci madde birinci fıkrası
kapsamına giren mükelleflerin sanal POS kurulum taleplerini sadece bu maddenin
ikinci fıkrası kapsamında bildirilen elektronik ticaret ortamında kullanılmak
üzere, ilgili mevzuat ile ulusal ve uluslararası kartlı sistem kuruluşları
tarafından belirlenen kurallar kapsamında gerekli kontrolleri yaptıktan ve
bildirilen elektronik ticaret ortamının varlığını GİB Teknoloji sistemlerinden
elektronik ortamda teyit ettikten sonra yerine getireceği, mükelleflerin, ÖHS’ler
tarafından kurulumu sağlanan ve kendilerine tahsis edilen sanal POS’ları sadece
ikinci fıkra kapsamında bildirilen elektronik ticaret ortamında gerçekleşen
işlemlere ait tahsilatlarda kullanacaklarına ilişkin yazılı taahhütte
bulunacakları düzenlenmiştir.
Bunun devamında, ÖHS’lerin bu maddenin
birinci fıkrası kapsamına giren mükelleflerin talebi üzerine elektronik ticaret
ortamında kullanılmak üzere verdikleri sanal POS uygulamalarının, elektronik
ticaret dışındaki işlemlerde kullanılıp kullanılmadığının ve kendisine sanal
POS uygulaması verilen mükelleflerin bu uygulamaları taahhüt verilen elektronik
ticaret ortamı haricindeki başka işlemlere ait tahsilatlarda kullanıp
kullanmadığının kontrol edilmesini sağlamak için gerekli önlemleri almak, bu
Tebliğin amacına uygun olmayan işlemleri algılayacak sistemleri kullanmak ve bu
işlemlerin tespit edilmesi durumunda sanal POS uygulamalarını kullanıma
kapatmak zorunda oldukları düzenlenmiştir.
Yine, Elektronik Ticaret Aracı Hizmet
Sağlayıcıları tarafından bu maddenin birinci fıkrası kapsamında yer alan
Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcıları adına yapılan tahsilat, iptal ve iade
işlemleri ile bu ETHS’lere yapılan ödemelere ilişkin bilgiler ETAHS’ler
tarafından Başkanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde GİB Teknoloji’ye
bildirileceği düzenlenmiştir.
Bunun yanı sıra, halihazırda Yeni
Taslak ile eklenen yeni terimlerden; sadakat programına ilişkin temel düzenleme
beşinci maddede yer almakta olup, Elektronik ticaret hizmeti sunmayan ve
dolayısıyla sanal POS kullanma yetkisi bulunmayan mükelleflere, yalnızca
sadakat programları ile sınırlı olmak üzere sanal POS kullanabilme imkânı
tanınmış olup bu kapsamda sanal POS kullanmak isteyen mükelleflerin sağlaması
gereken şartlar 5. madde 6. fıkra ile sayılmıştır.
Bu şartlardan ilki; Sanal POS kullanmak
isteyen mükelleflerin, en az 30 şubeye sahip olmalarının yanında;
satış/gayrisafi iş hasılatı, bilanço aktif toplamı veya özsermaye tutarına
ilişkin belirlenen üç şarttan en az ikisini sağlaması olarak düzenlenmiştir. Bu
mali tutarlar her yıl, Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenen yeniden değerleme
oranı kadar artırılarak uygulanır ve hesaplanan tutarların %5’i aşmayan
kesirleri dikkate alınmaz. Bunun yanı sıra, Sadakat programı ile tahsilat
yapacak mükellefin, gerekli belgelerle Başkanlığa başvuracağı, uygun bulunursa
ÖHS’ler tarafından sanal POS verilebileceği düzenlenmiştir. Banka veya
kuruluşlarca verilecek sanal POS, üye iş yeri anlaşması kapsamında mükellefe
ait olacak ve yalnızca ilgili sadakat programlarıyla tahsilat işlemlerinde
kullanılabilecektir. ÖHS’ler ile sadakat programı sağlayıcı mükellefler, sanal
POS, banka hesabı ve sadakat programlarının başka işlemler için
kullanılmamasını sağlamak ve ihlal tespitinde 15 gün içinde kullanımını
durdurup Başkanlığa bildirmekle yükümlü olup, ÖHS’ler sanal POS uygulaması ile
tahsilat işlemine izin vermeden önce işlemin sadakat programından geldiğini
garanti edecek sistemleri kurmak zorundadır. Mükelleflere sadakat programı
hizmeti sunan firmalar, bu programlar üzerinden sanal POS ile yapılan tahsilat
bilgilerini Başkanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre GİB Teknoloji’ye
bildirecektir.
d. Sanal POS’ların Bayilik veya Benzeri
İlişki Kapsamında Kullanımına Yönelik Kuralların Karşılaştırılması
Her iki taslakta da benzer şekilde
adlandırılan, Yeni Taslak’ta “Sanal POS’ların bayilik veya benzeri bir iş
ilişkisi kapsamında kullanımı” başlığını taşıyan 6. madde ile tebliğ taslağı m.
5/1 ve m. 5/7 kapsamında kendisine sanal POS verilen mükelleflerin sanal POS
uygulamasını ana firma olarak, bayilik veya benzeri bir iş ilişkisi
çerçevesinde bayilerine veya benzeri bir iş ilişkisi kurulan mükelleflere
kullandırabilmesi için gereken şartların yeri değiştirilmiş, kapsamı
genişletilmiştir.
Sayılan şartları özetlemek gerekirse;
Bayilik veya benzeri iş ilişkisi için Türkiye genelinde en az 30 bayiye veya
muadil ilişkiye sahip olunmalıdır, Bayilik veya benzeri işlemler için sözleşme
düzenlenmeli, sözleşme ve mükellef bilgileri Başkanlıkça belirlenenler
çerçevesinde Dijital Vergi Dairesi üzerinden ana firma tarafından
bildirilmelidir, banka veya kuruluşlar, sanal POS kurulum taleplerini; ilgili
mevzuat ve kartlı sistem kuralları çerçevesinde kontrollerini yapıp GİB
Teknoloji sistemlerinden bayilik/iş ilişkisinin varlığını teyit ettikten sonra
yerine getirir, Ana firmaya verilen sanal POS; bayiler veya muadil iş ilişkisi
kurulan mükelleflerle ayrıca üye işyeri anlaşması yapılarak kullanılacaktır.
Bayiler veya muadil iş ilişkisi kurulan mükellefler, sanal POS’u yalnızca
bayilik/iş ilişkisi kapsamında satılan mal veya hizmetlerin tahsilatında
kullanacaktır. Kullanıcı yönetimi ve tanımlamalar yalnızca banka veya
kuruluşlar tarafından yapılacak; ana firma veya bayiler hiçbir şekilde
tanımlama yapamayacaktır, Mal ve hizmet tahsilatları, bu koşullar altında sanal
POS ile yapılırsa, tutara bakılmaksızın elektronik belge olarak
düzenlenecektir, POS uygulamasına ilişkin bilgiler ve bu POS üzerinden yapılan
tahsilatlar, banka veya kuruluşlarca Başkanlıkça belirlenen usul ve esaslar
dâhilinde GİB Teknoloji’ye bildirilecektir.
e. Diğer Hususların Karşılaştırılması
Her iki taslakta da diğer hususlar
olarak adlandırılan 8. maddeye ilişkin Yeni Taslak’ta yer alan temel
değişikliklerden ilki; en az 30 bayilik veya benzeri iş ilişkisi şartı
kaybedildiğinde, tespit tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar şartın
yeniden sağlanması gerekir; sağlanamazsa banka veya kuruluşlar tarafından
cihazların kapatılacağı, Dijital Vergi Dairesine kaydedilen sözleşmelerin
süresi sona erdiğinde veya iptal/fesih edildiğinde, ana firma değişiklikleri en
geç 15 gün içinde Dijital Vergi Dairesi üzerinden bildireceğidir.
5018 sayılı Kanun kapsamındaki kamu
idareleri, dernekler, vakıflar, okul aile birlikleri, meslek odaları,
federasyonlar, konfederasyonlar, muhtarlıklar, sendikalar ve siyasi partilerin
bu Tebliğ hükümlerine tabi olmadığı düzenlenmiş olup sayılan kurum ve kişilerin
POS cihazlarını/uygulamalarını kullanabileceği belirtilmiştir. Tebliğ
kapsamında mükelleflere tahsis edilen fiziki ve sanal POS’lar, ilgili mevzuat
ve ulusal/uluslararası kartlı sistem kurallarına uygun olmalıdır; banka ve
kuruluşlar talepleri değerlendirirken bu kuralların dikkate alınacağına yer
verilmiştir. Bunun yanı sıra; Banka veya kuruluşların, vergi dairesi sicil
kayıtlarını günlük olarak GİB Teknoloji servisleriyle sorgulayacağı, mükellef
işi bırakmış veya mükellefiyetleri re'sen terk edilmişse, sicil değişikliğini
takip eden ilk iş günü ödeme sistemlerini kapatacakları düzenlenmiş olup
ÖHS’lere yüklenen denetim yükümlülüğü bir kez daha dikkat çekmektedir.
3. Sonuç
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
yayımlanan fiziki ve elektronik ortamda gerçekleştirilen ödemelere ilişki Yeni
Taslak ‘ta irdelemeye değer değişiklikler yer almaktadır. Her iki taslak metni incelendiğinde;
Yeni Taslak metni ile Tebliğ’e yapılan birçok ekleme olduğu görülmektedir. Söz
konusu Yeni Tebliğ taslağı ile POS kullanım uygulamasının kullanıldığı her
alanda, birtakım yeni uygulamaların ön görülmüş, titiz bir denetim mekanizması
üzerine yoğunlaşılmıştır. Bu yoğunlaşmanın bir getirisi olarak özellikle Ödeme
Hizmeti Sağlayıcılarına yüklenen yeni sorumluluklar dikkat çekmektedir. Her ne
kadar birtakım eklemeler ve kapsam değişiklikleri söz konusu olsa da Yeni Taslak’ta
da Eski Taslak’ta olduğu gibi denetim amacından yola çıkıldığı, güncel
teknolojik gelişmeler gözetilerek uygulamada karşılaşılan kayıt dışı tahsilat
ve ödemelerin önüne geçilmesi yönünde bir adım atıldığı görülmektedir.
Stj. Av. Melda İz
Kaynakça:
1. 09.07.2025 Tarihli Tebliğ Taslağı
2.
17.11.2025 Tarihli Tebliğ Taslağı