1. 7258 Sayılı Kanun Çerçevesinde Bahis Suçu
Türkiye’de bahis ve şans
oyunlarına ilişkin temel düzenleme, 1959 tarihli “Futbol ve Diğer Spor
Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun” (7258
sayılı Kanun) ile yapılmıştır. Bu kanuna göre, futbol müsabakaları veya başka
spor müsabakaları üzerine bahis oynatma yetkisi yalnızca Spor Toto Teşkilat
Başkanlığı’na aittir [1]. Kanun hükmü uyarınca, Spor Toto veya mevzuat
gereğince yetkilendirilmiş diğer kuruluşlar dışında kalan kişilerce spor
müsabakaları üzerine bahis düzenlenmesi yasaktır.
Yine 7258 sayılı Kanun’un 5.
Maddesi ‘’Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli
veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle
erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan
altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.’’ diyerek yetkisiz bahis
oynatma, yurtdışından oynatılması için altyapı sağlama, bahis reklamı yapma ve
bahis faaliyetlerine para transferi sağlama gibi fiillerin cezalandırılacağını
söylemektedir.
Başkasına yasadışı bahis oynatan,
internet üzerinden erişim olanağı sağlayan veya kişileri bahis oynamaya teşvik
edenler hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. Kanun maddeleri özellikle
bahis oynatma eylemini suç olarak nitelendirmişse de bahis oynama fiili
(oynayan kişiler açısından) Türk Ceza Kanunu bakımından doğrudan suç sayılmaz.
Kanun bahis oynayanlar hakkında
ceza değil idari para cezası öngörür. 7258 sayılı Kanun’un 7258/5‑ (1)/d bendi
uyarınca ‘‘Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi
bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır’’ [2].
Bu sebeple yalnızca bahis oynayan
bir kişi hapis cezası almaz; ancak yasa dışı bahis oynayanlara Kabahatler
Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca idari yaptırım uygulanır. Özetlemek
gerekirse 7258 sayılı Kanun, spor karşılaşmalarına yönelik bahis faaliyetlerini
oldukça sıkı kurallara bağlamıştır. Bu kapsamda, izinsiz şekilde bahis organize
eden ya da buna aracılık eden kişiler ağır cezalarla karşılaşırken, yalnızca
bahis oynayanlara idari para cezası uygulanmaktadır.
2. Türk Futbolundaki Güncel
"Güven" Krizi
Modern endüstriyel sporun,
varlığını sürdürebilmesi için en temel ihtiyacı belirsizliktir. İzleyici,
müsabakanın sonucunun önceden kurgulanmadığına ve sahadaki mücadelenin doğal
akış içinde gerçekleştiğine inandığı sürece bilet alır, yayınlara abone olur.
Böylece bu sistemin içine daha çok girer. Ancak bu "belirsizlik"
ilkesi, özellikle son senelerde küresel ölçekte olduğu gibi Türk futbolunda da
ciddi bir tehdit altındadır. Saha dışı aktörlerin (bahis şirketleri ve
manipülatörler) saha içine müdahil olmasıyla "Müsabaka Dürüstlüğü" (Integrity
of the Match) şeklinde ifade edilen kavram ciddi şekilde zarar görmektedir.
Ülkemizde 2025-2026 sezonu ile beraber
Türk futbol tarihinin en kapsamlı disiplin soruşturmalarından biri olan ‘’yasa
dışı bahis’’ soruşturması yaşanmaktadır. Yapılan açıklamalara göre süreç, 2023-2024
sezonundaki TFF 2. Lig'de oynanan Sincan Belediyesi
Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçıyla başlamıştır. İstanbul Başsavcılığı
tarafından yürütülen soruşturma TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 27 Ekim
2025’teki basın toplantısıyla büyük ölçüde kamuoyuna yansımıştır.
“Başlangıçta konu hakemler
üzerinden açıklanıp bazı hakemlerin yoğun şekilde bahis oynadığı tespit edilse
de soruşturma daha sonra futbolcular ve kulüp yetkililerine doğru genişletildi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, hakemlerle
başlayan "Bahis oynama" soruşturmasının yaklaşık 3 bin 700 sporcuyla
devam edeceğini söyledi. Yine Hacıosmanoğlu’nun "Her şey şeffaf bir
şekilde yürütülecek. Futbolcuların listesi geldi. Çözümleri geldi. Yaklaşık 10
güne disiplin kuruluna sevkler yapılır. Futbolcular bittikten sonra temsilcisi,
gözlemcisi, spor alanında olanlar var. Herkesi kapsıyor"[3] cümlelerinden
bu soruşturmanın daha da büyüyerek süreceği anlaşılmaktadır.
Bu beyanlar, konunun kendi başına
birkaç "disiplinsiz futbolcu" vakasından ibaret olmadığını,
sistematik bir "etik ve hukuk krizi" ile karşı karşıya kalındığını
göstermektedir. Soruşturmada; bahis olgusu, Türk hukuk sistemindeki suç–kabahat
ayrımı, sporculara özgü özel statü hukuku ile Türkiye’deki son disiplin
uygulamaları, Anglo-Sakson ve Kıta Avrupası hukuk sistemlerindeki
karşılıklarıyla birlikte, doğrudan yürürlükteki yasal mevzuat çerçevesinde
incelenmektedir.
Profesyonel Futbol Disiplin
Kurulu’nun açıkladığı kararlar incelendiğinde, ceza tayininde standart bir
tarife olmadığı, daha çok eylemin niteliği değerlendirilerek bir derecelendirme
yapıldığı görülmektedir. Transfermarkt’ın da paylaştığı veriler ve resmî
açıklamalara göre 100'ü aşkın futbolcuya ceza verilmiştir [4].
Bu cezalara hukuki sebepleriyle
beraber farklı kategorilerde bakılabilir. İlk olarak 12 ay hak mahrumiyeti gibi
üst sınıra yakın cezalara bakıldığında ihlalin süreklilik arz etmesi, bahis
miktarlarının yüksekliği veya oynanan maçların niteliği (kendi ligi vb.) gibi
"ağırlaştırıcı sebeplerin" varlığı görülmektedir.
Oyuncunun eyleminin sabit olduğu
ancak "manipülasyon/şike" boyutuna varmadığı kanaati hâkim olan
durumlarda ise daha çok 9 ay civarında hak mahrumiyeti verilen orta şiddetli
cezalar görülmektedir. Bu cezalar dışında Kurul, oyuncunun soruşturma
aşamasında dürüst davranması, ikrarı (suçu kabulü) veya geçmiş disiplin
sicilinin temiz olması gerekçeleriyle cezada alt sınırın bile altına inerek
indirim yapma takdirini kullanmıştır.
3. Suç ve Kabahat Sarkacında
Sporcunun Farkı
Görüldüğü üzere, Türkiye’de bir
kişinin yasal bayiden bahis oynaması çoğu zaman yalnızca idari bir yaptırım
konusu olurken, aynı davranışın bir sporcu tarafından gerçekleşmesi kariyerini
sarsacak ölçüde ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Bu keskin fark, ilk bakışta
açıklanması güç bir çelişki gibi görünse de, sporun kendi iç düzeninin neden bu
kadar katı olduğunu anlamak için konuya daha yakından bakmak gerekmektedir. Sporculara
uygulanan bahis yasağı, hukuk tekniği bakımından ilk bakışta bir çifte standart
gibi görünebilir. Zira Türk hukuk sisteminde ‘’7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor
Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’’ uyarınca
bahis oynamak, sıradan bir vatandaş bakımından kabahat niteliğinde olup
yalnızca idari para cezasına konu olurken; aynı eylem bir profesyonel futbolcu
tarafından gerçekleştirildiğinde federasyon disiplin hukukunda ağır yaptırımlar
(uzun süreli men cezaları, para cezaları, tescil iptali) doğurabilmektedir.
Bu görünürdeki ayrımın temel
hukuki açıklaması, spor hukukunun özerk normatif yapısında ve anayasadan
kaynaklanan özel yetki devrinde saklıdır. T.C. Anayasası m.59/3 hükmüne göre:
“Spor federasyonlarının görev, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.
Federasyonlar idari ve mali özerkliğe sahiptir”. Bu hüküm spor kuruluşlarının
düzenlediği disiplin talimatları, federasyon statüleri ve etik kodları; kamu
düzenini değil spor düzenini koruduğu ve bir futbolcunun lisans alarak TFF
Statüsü, FIFA Disiplin Talimatı, FIFA Etik Kodu ve TFF Etik Kurallarını peşinen
kabul etmiş sayılacağı sonuçlarını doğurur.
Sıradan vatandaş açısından bahis
yasağının amacı kamu düzeniyken spor hukuku açısından yasak, tamamen farklı bir
hukuki yarara dayanmaktadır. Burada müsabaka dürüstlüğü (Integrity of Sport)
ile beraber belirsizlik ilkesinin korunduğu söylenebilir. Modern spor
ekonomisinin işleyişinin müsabakaların sonucunun belirsiz olmasına bağlı
olduğundan bahsetmiştik. Yayın gelirleri, sponsorluk anlaşmaları, taraftar
beklentileri ve marka değerlerinin zarar görmemesi bu konuda oldukça önem arz
eder. Tam bu sebeplerle FIFA hukukunda bahis ve şike, yalnızca “etik ihlali”
değil, spor ekonomisini tehdit eden ağır bir sistemik tehlike olarak görülmesi
konunun çok daha önemli bir noktaya taşınmasını sağlamaktadır.
FIFA Etik Kodu Madde 27, hiçbir
futbol paydaşının dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir futbol
müsabakası kapsamında bahis oynamasını kabul etmez. FIFA Etik Kodu m.27/1 ‘’Bu
Etik Kuruluna tabi kişiler, futbolla bağlantılı herhangi bir müsabaka, etkinlik
veya organizasyon üzerinde doğrudan veya dolaylı şekilde bahis oynayamazlar;
kumar, şans oyunu veya benzeri faaliyetlere hiçbir biçimde dahil olamazlar’’ [5]
şeklindedir. Yine aynı maddenin ikinci fıkrası ‘’Bu kişiler, futbolla ilgili
bahis veya kumar faaliyetlerinden herhangi bir maddi çıkar sağlayamaz; bu tür
faaliyetlerle bağlantılı doğrudan veya dolaylı herhangi bir mali menfaat elde
edemezler’’ şeklinde net bir kural getirmiştir. Ayrıca belirtmek gerekirse FIFA
Etik Kodu bu kişilerin eş, arkadaş, kardeş veya üçüncü kişi üzerinden bahis
oynamasını da suç kapsamına almaktadır.
Sonuç olarak sıradan bir vatandaş
ile profesyonel bir sporcunun bahis oynama fiilinin sonuçlarının birbirinden
farklı olması çifte standart olarak görülmemeli iki ayrı normatif düzenin
uygulaması olduğu gözetilmelidir.
4. Küresel Spor Yargısında
İçtihatlar: Rehabilitasyon, Pazarlık Ve Men Arasındaki Hukuki Denge
Türk disiplin hukukundaki
uygulamaları evrensel normlarla kıyasladığımızda, dünyanın önde gelen spor
organizasyonlarının bahis ihlallerine yaklaşımında "cezalandırma" ile
"kazanma" arasında farklı hukuk öğretileri geliştirdiğini görmekteyiz.
İngiltere Futbol Federasyonu (FA), Premier Lig yıldızı Ivan Toney vakasında
(The FA v Ivan Toney), oyuncunun 232 kez bahis kuralını ihlal ettiğini tespit
etmesine rağmen, alışılagelmişin dışında bir karara imza atmıştır. FA Bağımsız
Düzenleme Komisyonu, normal şartlarda 12-15 ay sürebilecek men cezasını 8 aya
indirmiş; gerekçeli kararında ise oyuncuya uzmanlarca konulan "kumar
bağımlılığı" teşhisini bir "Hafifletici Neden" olarak kabul
etmiştir. Daha da önemlisi, FA sadece men cezası vermekle yetinmemiş, oyuncunun
lisansını geri alabilmesi için profesyonel tıbbi tedavi görmesini şart koşarak
"Rehabilitasyon Odaklı" bir model benimsemiştir [6].
Yine farklı bir örnek olarak Kıta
Avrupası'na, özellikle İtalya’ya (Serie A) baktığımızda ise hukuk sisteminin
"İtirafçı Pazarlığı" üzerine kurulduğu görülmektedir. Newcastle
United'a transfer olan İtalyan yıldız Sandro Tonali ve Juventus’lu Nicolo
Fagioli, soruşturma makamlarıyla (FIGC Savcılığı) tam iş birliği yaparak
suçlarını itiraf etmişlerdir. İtalyan Spor Yargısı, Tonali’ye potansiyel olarak
3-4 yıl verebileceği cezayı, itirafı ve pişmanlığı nedeniyle 10 ay men ve 8 ay
zorunlu kamu hizmetine çevirmiştir. Oyuncu bu süreçte okulları ve amatör
kulüpleri gezerek genç sporculara bahsin zararlarını anlatmakla yükümlü
kılınmış, böylece ceza infazı "toplumsal faydaya" dönüştürülmüştür [7].
Görüldüğü üzere, Türk disiplin
hukukunun mevcut pratiği ile Anglo-Sakson ve Kıta Avrupası uygulamaları yan
yana getirildiğinde, "suçun unsurları" benzer gözükse de TFF’nin şu
ana kadar soruşturmada kural ihlallerine "Sıfır Tolerans" ile
yaklaşımı, yaptırımın infazı ve sonucunda elde edilen sosyal fayda açısından
dünya örneklerinden farklılaşmaktadır.
5. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Devletin egemenlik yetkisini
kullandığı 7258 Sayılı Kanun perspektifinden bakıldığında; yasa dışı bahis
oynamak, hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç değil, sadece mülki
idare amirince idari para cezası uygulanan bir kabahattir. Yani devlet,
vatandaşına (ve dolayısıyla sporcusuna) "Bu eylem sabıka kaydını
kirletmez, sadece maddi bedeli vardır" mesajını vermektedir. Zira Spor
Hukuku, kamu düzeninden ziyade müsabaka dürüstlüğü ilkesini korur ve bu
ilke, sivil özgürlüklerin üzerinde tutulur. Nihai olarak söylemek gerekirse
genel hukuk ile disiplin hukuku arasındaki bu ceza makası, sporcuların eğitim
eksikliğinden güç alır. Çözüm ise TCK bağlamında suç olmayan bir fiilin, spor
hukuku bağlamında neden bu kadar büyük bir ihlal sayıldığının altyapıdan
itibaren sporcuya aktarılmasından geçmektedir. Aksi halde, devletin suç
saymadığı bu eylem yüzünden lisansını kaybeden sporcuların sayısı gün geçtikçe
artmaya devam edecektir.
Stj. Av. Eren Özcan
Kaynakça:
1. https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=7258&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3
2. https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=7258&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3
5. https://digitalhub.fifa.com/m/4f048486c1f7293c/original/FIFA-Code-of-Ethics-2023.pdf
7. https://www.bbc.com/sport/football/67201451