Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

BAĞLI ŞİRKET YÖNETİM KURULU TARAFINDAN BAĞLILIK RAPORUNUN TUTULMAMASINA İLİŞKİN CEZAİ SORUMLULUK

BAĞLI ŞİRKET YÖNETİM KURULU TARAFINDAN BAĞLILIK RAPORUNUN TUTULMAMASINA İLİŞKİN CEZAİ SORUMLULUK

Şirketler Topluluğu düzenlemesi ile getirilen hak ve sorumlulukların etkin bir şekilde uygulanmasının en büyük teminatı, topluluk içerisindeki etkileşimlere ilişkin güçlü ve işlevsel bir bilgilendirme sisteminin kurulması ve işletilmesidir. Topluluk içerisindeki karar ve işlemlerden gereği gibi bilgi sahibi olamayan pay sahiplerinin ve diğer ilgililerin bu karar ve işlemlere ilişkin haklarını kullanmaları da mümkün olmayacaktır. Bu çerçevede bilgilendirme düzenlenmesinin işletilebilmesi için bir kanunen bir takım yaptırımlar öngörülmesi zaruridir.

Nitekim 6102 sayılı TTK ile “Cezai Sorumluluk” adı altında yeni bir düzenlemeye gidilerek anonim şirketlerde yönetim kurulunun kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde cezai sorumluluklarına başvurulabileceğine dair hükümler ayrı bir bölüm altında düzenlenmiştir. Buna göre cezai sorumluluk halleri TTK madde 562 kapsamında detaylıca ele alınmıştır. Nitekim Eski Türk Ticaret Kanunu’nda cezai yaptırıma bağlanan fiillerin sayısı yok denecek kadar azken yeni TTK ile çok daha fazla fiil için cezai sorumluluk öngörülmesi yerinde bir düzenleme olmuştur.

Anılan cezai sorumluluk hükmünde teker teker sayılan sorumluluk hallerinden birisi de bağlı raporun tutulmasına ilişkin yükümlülüğe aykırı davranılması halidir. Buna göre TTK madde 562/3’e göre;

199 uncu maddenin birinci ve dördüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ikiyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.”

denilerek TTK madde 199 kapsamında düzenlenen yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde kimlerin sorumluluğuna gidileceği veyahut yaptırım türü ve miktarı belirtilmiştir.

TTK md 562/3 uyarınca atıf yapılan TTK’nın 199. Maddesi “Bağlı Şirket ve Hakim Şirket Raporları” başlıklı madde olup hükmün 1. fıkrası aynen şu şekildedir;

Bağlı şirketin yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler. Raporda, şirketin geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle, hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin ve geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılır. Hukuki işlemlerde edimler ve karşı edimler, önlemlerde, önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları belirtilir. Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya şirketin sağladığı hangi menfaatlere ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir.”

Söz konusu düzenleme kapsamlı olup şirketteki diğer pay sahiplerinin de haklarının ve menfaatlerinin korunabilmesi adına bağlı şirket yönetim kuruluna ciddi bir sorumluluk yüklemektedir.

Nitekim öncelikle işbu hüküm kapsamında hangi şirketlerin sorumlu tutulabileceği veyahut hangi şirketlerin bağlı şirket sıfatına haiz olduğunun anlaşılması gerekmektedir.

Hakim ve bağlı şirketlere ilişkin detaylı tanım TTK madde 195/1 uyarınca yapılmıştır.

“a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini  sağlayabilmek hakkını haizse veya kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte,oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa,

b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa,birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Buna göre şirketler topluluğu en az 3 ticaret şirketinden oluşan, hakim konumda olan bir şirket ve ona bağlı 2 şirket ile en küçük şirketler topluluğu yapısı oluşturulmaktadır. Nitekim Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 105 kapsamında da aynı tanım kullanılmış olup hâkim şirketin ana şirket, bağlı şirketlerin ise yavru şirket konumunda olduğu belirtilmiştir.

Bu kapsamda detaylıca incelenmesi gereken husus TTK madde 199 kapsamında yükümlülük olarak düzenlenen Bağlı Şirket Raporu(Bağlılık Raporu) kavramıdır. Bağlılık Raporu; bağlı şirket yönetim kurulu tarafından hakim şirket ve diğer bağlı şirketler arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerin kayıp/fayda olarak sonuçlarını açıklamak amacıyla hazırlanan rapordur. Raporun bağlı şirketin kayıplarını ortaya koyması sebebiyle söz konusu kayıplara bağlı olarak hakim şirkete karşı açılacak davalar bakımından büyük önemi bulunmaktadır. Bu nedenle TTK md 199/2 kapsamında rapor, doğru ve dürüst hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır.

Bağlılık raporu bağlı şirket yönetim kurulu tarafından düzenlenmelidir. TTK madde 195/6’ya göre yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile şahıs şirketlerinde yöneticileri ifade etmektedir. Bu kişiler raporun kanunda düzenlenen şekilde hazırlanmasından ilgili makamlara iletilmesinden ve açıklanmasından sorumludur.

Raporun Düzenlenme Süresi : Bağlı şirket yönetim kurulu TTK md 199/1 uyarınca faaliyet yılının ilk 3 ayı içerinde bağlılık raporunu düzenlemek zorundadır. Eğer özel hesap dönemi bulunmuyorsa bu süre her yılın Mart ayının 31’ine kadardır.

Raporun İçeriği : Raporda bağlı şirketin, hakim şirketi yönlendirmesi sonucu gerçekleştirdiği tüm hukuki işlemlere ve önlemlere ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

TTK md 199/1’e göre raporda şirketin geçmiş faaliyet yılında hakim şirketle, hakim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin ve geçmiş faaliyet yılında hakim şirketin ya da ona bağlı şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılmalıdır. Hakim şirketle veya topluluktaki diğer bağlı şirketler ile yapılan işlemlerde şirketlerin yararına oluşan şartların tespiti mümkündür lakin üçüncü kişilerle yapılan işlemlerde bağlı şirketin bu durumu tespit etmesi mümkün olmayabilir. Bu nedenle Bağlılık Raporu’nun tutulması önem arz etmekte olup Yargıtay’ın 11. Hukuk Dairesinin 2014/6398E. 2014/12133K. Sayılı kararı uyarınca da belirtilmiştir.;

“Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurula getirilen talepte TTK'nın 199 maddesi gereğince bağlı şirket raporunun hazırlanmasının talep edildiği, ancak bu raporun hazırlanmadığı, yine bağlı şirket ile hakim şirket arasındaki ilişkinin faydaları ve riskleri ile ilgili açıklama yapılmadığı, bu hali ile yasal gerekliliğin yerine getirilmemesi ve pay sahiplerinin haklarının korunması hususunda doyurucu bilgi verilmemesi sebebiyle özel denetçi atanması hususunda yasal şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüyle “

denilerek rapor tutulmasına ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesinin pay sahipleri açısından teşkil ettiği önem dikkate alınarak özel denetçi atanarak bu raporun düzenlenmesine karar verilmiştir.

Nitekim Hakim şirket ile bağlı şirket arasındaki sözleşmeler ile sadece bağlı şirketin taraf olduğu işlemler de raporda yer almalıdır.

Ayrıca raporda yer alan hukuki işlemlere ilişkin edimler ve karşı edimler ayrıca belirtilmelidir. Önlemler bakımından da önlemin sebebi ve şirket yönünden fayda ve zararları raporda yer almalıdır.  Ne tür önlemlerin açıklamada yer alması gerektiği konusunda TTK md 202/1’de belirtilen başlıklar yol gösterici niteliktedir. Gerekçe olarak dayanılan işbu verilerin piyasa verilerine veyahut şirketin önceki verilerine dayanıp dayanmadığına ilişkin de bilgilendirme yapılmalıdır.

Denkleştirme Faaliyeti:  Raporda geçmiş faaliyet yılına ilişkin açıklamalar da yer almaktadır. TTK md 199/3 uyarınca;

“Yönetim kurulu raporun sonunda şirketin, hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı veya alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar. Şirket zarara uğramışsa, yönetim kurulu ayrıca zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır.”

denilerek yönetim kurulu düzenlediği raporun sonunda şirketin zarara uğrayıp uğramadığı Bağlılık Raporu’nda açıklanır. Şirket zarara uğramışsa yönetim kurulu ayrıca bu zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtmek durumundadır.

Önemle belirtmek gerekir ki söz konusu bağlılık raporunun sonuç kısmında yer alan denkleştirmeye ilişkin hususlar yıllık faaliyet raporuna alınarak olağan genel kurula sunulmaktadır. Böylelikle pay sahiplerinin aydınlatılması amaçlanmaktadır.

Yıllık Falliyet Raporu ile ilişkisi: Yıllık faaliyet raporu içerisinde TTK md199/3’e uygun içerikte hazırlanmış bulunan bağlılık raporunun sonuç kısmı bulunmalı ve bu kısımdaki bütün değerlendirmeler pay sahiplerine sunulmalıdır.

Sonuç : Bağlılık Raporu’nda pay sahipleri ile paylaşılan bilgiler, daha sonra TTK md 202’ye dayalı olarak açılacak tazminat davalarında pay sahipleri tarafından iddialarına esas teşkil edebilecektir. Bu nedenle bağlılık Raporu’nun içeriği topluluk dışı pay sahiplerinin hakim şirkete karşı olan tavırlarını belirlemesi ve girişilecek hukuk mücadelesinin niteliğinin tespiti bakımından hayati rol oynamaktadır. Diğer yandan pay sahipleri bu rapordaki bilgileri esas alarak, TTK md 437’de öngörülen inceleme haklarını ve TTK md 438vd. düzenlenen özel denetim haklarını bilinçli şekilde kullanabileceklerdir.

Bu kapsamda Bağlılık Raporu, TTK md 202 kapsamında hakim şirketin sorumluluğunun düzenlenmesi ve söz konusu hakimiyetin kullanımı sonucu oluşabilecek zararların hakim şirketten talep ve tazmin edilebilmesi hususunda esas teşkil edeceğinden önem arz etmektedir.

Raporun hazırlanmaması hususu TTK md 562/3 uyarınca cezai yaptırıma bağlanmış olup söz konusu sorumluluğa aykırı hareket edenler madde kapsamında 200 günden az olmamak şartıyla adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Söz konusu hükmün ve yaptırımın amacı şirketler topluluğu sorumluluk hukukunun etkin bir şekilde uygulama alanı bulabilmesi amacıyla kanun koyucu sorumluluk sisteminin ilk basamağı olan bilgi akışının ciddiyetle yerine getirilmesini güvence altına almaya çalışmak olup Bağlı Şirket Yönetim Kurulu’nun işbu yükümlülüğe aykırı davranması halinde yaptırıma tabii tutulacaktır.

 

Stj. Av. Nurve Çiltaş 

MAKALEYİ PAYLAŞIN
MAKALEYİ YAZDIRIN