Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BAŞVURU USULÜ DEĞİŞTİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BAŞVURU USULÜ DEĞİŞTİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapılması için gerekli olan koşulları içeren Mahkeme İçtüzüğü’nün 47. maddesi yeniden düzenlenerek 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. 

Yapılan değişiklikler neticesinde; “Başvuru Formu” “Başvuru Formunun Doldurulmasına İlişkin Bilgiler” başlıklı belge ve başvuruya ilişkin diğer ilgili tüm belgeler güncellenmiştir. Başvurucular, başvuru formunun değiştirilmiş ve yürürlükte olan geçerli şeklini kullanmalıdırlar. İlgili düzenlemeden önce kullanılan eski başvuru formları ise, işbu düzenleme yapılmadan yani 1 Ocak 2016 tarihinden önce postaya verilmiş ve İçtüzüğün 47. maddesince belirlenen usullere uygun olarak doldurulmuş ise Mahkeme tarafından kabul edilecektir.

Yeni düzenleme kapsamında İçtüzüğün 47. maddesinin 1-c fıkrası aynen; “Başvurucunun temsil edildiği durumlarda, başvuru formunun yetki belgesi bölümünde tarih ve başvurucunun ıslak imzası olmalıdır. Aynı şekilde, temsilcinin de başvurucu adına hareket etmeyi kabul ettiğini belirtmesi bakımından başvuru formunun yetki belgesi bölümünde temsilcinin de ıslak imzası bulunmalıdır.” Şeklinde düzenlenmiştir.

İlgili düzenleme uyarınca 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren yapılan başvurularda; gerçek kişilerin başvurularının avukatlar tarafından yapılması halinde başvuru formunu başvurucu kişinin/kişilerin imzalamasına ek olarak avukatların da imzalaması gerekmektedir. Getirilen yeni düzenleme ile birlikte başvuru formlarına ayrıca vekaletname eklenmesine gerek bulunmamaktadır.

Başvuru formunda, başvuran gerçek kişinin imzasının bulunmaması halinde başvuranın imzasının bulunmaması çözümsüz bir sorundan kaynaklanmışsa, bu sorunun Mahkeme’ye kanıtlanması gerekmektedir. Başvuru süresinin kaçırılmaması amacıyla başvurusunun imzasının eksik bırakılmış olması,  Mahkemenin kanaatinde haklı bir gerekçe değildir.

Başvurucunun tüzel kişi olması durumunda ise; Mahkeme İçtüzüğü’nün 47. Maddesinin 3/1-d bendi uyarınca; “başvurucunun İçtüzüğün 47.§ 1 (a) hükmü uyarınca tüzel bir kişilik olması halinde, başvuruyu yapan kişinin başvurucuyu temsile yetkili olduğunu gösteren belge veya belgeler” denilerek başvuruyu yapan kişinin başvurucuyu temsile yetkili olduğunu gösteren belge veya belgelerin eklenmesinin gerekli olduğu hüküm altına alınmıştır.

Başvurucunun avukat ile temsil edilmesi halinde başvuru formunun hem avukat hem tüzel kişi yetkili temsilcisi tarafından imzalanacağı, avukatın aynı zamanda tüzel kişi yetkili temsilcisi olması durumunda ise avukatın başvuru formunu hem avukat hem yetkili temsilci olarak ayrı ayrı imzalayacağı düzenlenmiştir.

AİHS 47. Maddesinin düzenlenmesinin yanı sıra, 15 No’lu Protokol ile bireysel başvuruların iç hukuk yollarının tüketilmesinden itibaren altı ay içerisinde yapılmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 35. Maddesinin 1. Paragrafında yer alan ; “altı aylık süre içerisinde” ibaresi “dört aylık süre içerisinde” ibaresi ile değiştirilmiştir.

Türkiye, “İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Değişiklik Getiren 15 Nolu Protokol’ü 13 Eylül 2013'te imzalamıştı. Protokol’ün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair Kanun ise 18 Şubat 2016 tarih ve 29628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ancak, ilgili Kanun’un yürürlüğe girmesi için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bütün devletlerin Protokol’ü onaylaması gerektiğinden ve gelinen aşamada taraf devletler tarafından onaylama sürecinin tamamlanmamış olması nedeniyle başvuru süresi olarak altı aylık süre halen devam etmektedir.

Söz konusu 15 no’lu protokolle getirilen bir diğer düzenleme ise; Sözleşme’nin 35’inci maddesinin 3. paragrafının b bendinde yer alan “ulusal bir mahkeme tarafından gereği gibi incelenmemiş hiçbir dava bu gerekçe ile reddedilmez.” hükmünün kaldırılmasıdır.

İlgili düzenlemeden önce, başvurucu önemli bir zarara uğramamış olsa dahi ulusal mahkeme davayı gereği gibi incelememişse AİHM tarafından işbu başvurular kabul edebiliyordu. İlgili hükmün kaldırılması neticesinde başvurucu önemli bir zarara uğramamışsa, ulusal mahkeme gereği gibi incelememiş olsa dahi başvuruları reddedebilecektir.

Tüm bu getirilen düzenlemeler ile amaçlanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin iş yükünü, yoğunluğunu azaltmak olmakla birlikte aynı zamanda başvurucuların ihlal edilen haklarının, menfaatlerinin Mahkeme tarafından çözümlenme dengesinin korunması amaçlanmıştır.  

01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Mahkeme İçtüzüğü’nün 47. maddesine uygun 2016/1 Başvuru Formunu Görüntülemek için tıklayınız.

 

Av. İpek Öztaş

MAKALEYİ PAYLAŞIN
MAKALEYİ YAZDIRIN