1.
GİRİŞ
Teknolojinin gelişmesi, birçok ekonomik
ve ticari faaliyetin dijital ortama taşınmasına neden olduğu gibi bahis ve şans
oyunlarının da internet üzerinden organize edilmesini mümkün kılmıştır. Bu
kapsamda, yurtdışında faaliyet gösteren bahis şirketlerinin internet siteleri
aracılığıyla Türkiye'de bulunan kullanıcılara ulaşabilmesi, dijital ortamda yasa
dışı bahis faaliyetlerinin önemli ölçüde yaygınlaşmasına yol açmıştır.
Türk hukukunda, spor müsabakalarına
dayalı bahis ve şans oyunları alanındaki temel düzenleme 7258 sayılı Futbol ve
Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında
Kanun'dur. Kanun koyucu, spor müsabakalarında bahis ve şans oyunlarının
yalnızca devlet tarafından yetkilendirilen kuruluşlar eliyle yürütülmesini
öngörmüş, bu sistem dışında gerçekleştirilen bahis faaliyetlerini ise çeşitli
suç tipleri halinde düzenlemiştir. Kanunun 5. maddesi incelendiğinde, spor
müsabakalarına yönelik yasa dışı bahis faaliyetlerinin farklı görünüm
biçimlerinin ayrı ayrı suç olarak tanımlandığı görülmektedir.
7258 sayılı Kanun’un 5/1-b maddesi,
spor müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarının internet üzerinden küresel
ölçekte örgütlenmesi karşısında Türk ceza hukukunun geliştirdiği özel norm
niteliğinde bir düzenlemedir. Hüküm, kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın,
yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek
bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlanarak
Türkiye’den oynanmasına imkan sağlayan kişileri cezalandırmaktadır. Bu nedenle
suç tipi, bahis organizasyonunun dijital ortamda Türkiye’de erişilebilir ve
oynanabilir hale getirilmesine odaklanır.
Anılan hüküm, özellikle internet
üzerinden faaliyet gösteren uluslararası bahis organizasyonlarının Türkiye
pazarına erişmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte uygulamada suç
tipinin kapsamı, failinin kim olduğu, suçun hangi hareketlerle işlenebileceği
ve özellikle 5/1-a bendinde düzenlenen suçla arasındaki sınırın nasıl
çizileceği hususlarında tartışmalar ortaya çıkmaktadır.
İşbu çalışmada; öncelikle 7258 sayılı
Kanun'un 5/1-b maddesinde düzenlenen suçun TCK m. 228’de yer alan kumar
oynanması için yer ve imkân sağlama suçu ile ilişkisi değerlendirilecek
ardından konu suç, suç sistematiğine göre incelenecektir. Çalışmanın temel
amacı, özellikle fail ve fiil unsurları bakımından uygulamada ortaya çıkan
sorunları incelemek ve Yargıtay kararları ile doktrindeki görüşler ışığında
suçun sınırlarını ortaya koymaktır.
2. TCK m. 228'DE DÜZENLENEN KUMAR
OYNANMASI İÇİN YER VE İMKÂN SAĞLAMA SUÇU İLE İLİŞKİSİ
TCK
m. 228 hükmü, kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişileri
cezalandırmaktadır. Ayrıca; TCK m. 228/3 hükmünde suçun bilişim sistemleri
kullanılmak suretiyle işlenilmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Öte
yandan; 7258 sayılı Kanun’un 5/1-b hükmü; yurt dışında oynatılan spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans
oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den
oynanmasına imkân sağlayan kişileri cezalandırmaktadır.
TCK
m. 228’in konusu kumar oynanması için yer ve imkan sağlama eylemidir. TCK m.
228/6’da “kumar”, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı
olduğu oyunlar olarak tanımlanmaktadır. 7258 sayılı Kanun m.5’in
konusunu ise sadece spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek
bahis veya şans oyunları oluşturmaktadır. İşbu hükümde yer alan kavramların
tanımı ise şu şekildedir;
“Müşterek
bahis oyunları” kavramı, 5738 sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli
ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında
Kanun m 2/1-h hükmünde; yurt içinde ve yurt dışında tertiplenen spor
müsabakalarına ait sonuçların tahmin edilmesi üzerine oynatılan, hasılatın
önceden belirlenen ikramiye yüzdesinin, doğru sonucu tahmin eden iştirakçiler
arasında paylaştırıldığı bahis oyunları olarak tanımlanmıştır.
“Sabit
ihtimalli oyun” kavramı, 5738 sayılı Kanun m. 2/1-n hükmünde; yurt içinde ve
yurt dışında tertiplenen spor müsabakalarına ait sonuçların veya etkinliklerin
tahmin edilmesi esasına göre oynatılan ve iştirak edenler arasından doğru
tahmin edenlere, önceden belirlenen bahis oranlarıyla ikramiye kazandıran
oyunlar olarak tanımlanmıştır.
“Şans
oyunları” kavramı, 320 sayılı KHK m. 2 hükmünde; karşılığı nakit olmak üzere
oynatılan piyango, sayısal oyunlar, hemen-kazan ve benzeri oyunlar olarak
tanımlanmıştır.
Son
olarak “spor müsabakası kavramı”, 5738 sayılı kanun m 2/1-ö hükmünde; yurt
içinde ve yurt dışında ilgili kurum ve kuruluşlarca tertiplenen resmi, özel,
temsili, ulusal veya uluslararası spor karşılaşmaları olarak tanımlanmaktadır.
Tüm
bu tanımlar değerlendirildiğinde; 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan
kavramların, genel anlamda kumar tanımı içerisinde yer almakla birlikte, kumar
kavramından daha dar bir kapsamı içerdiği görülmektedir. Bu haliyle 7258 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin; TCK m. 228 maddesine göre özel norm niteliğinde olduğu
ifade edilebilecektir. Nitekim doktrinde bu yönde değerlendirme yapılmaktadır:
“Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları da
oynayanlar dışındaki kişiler bakımından esasen kar ve zararın talihe bağlı
olduğu oyunlardır. Bu yönüyle kazanç amacı ile de icra edildiği için geniş
anlamda kumar kavramı içinde yer alıyor ise de sadece spor müsabakalarına
dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarına ilişkin olmakla
kumarın özel bir türünü ortaya koymaktadır. Bu çerçevede her iki suçun aynı
hukuki menfaati koruyan biri genel kanunda biri de özel kanunda düzenlenen
şekli olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılır. Bu yönüyle her
iki suç arasında genel-özel norm ilişkisinin bulunduğu söylenmelidir. O halde
7258 sayılı Kanun kapsamında kalan yukarıda yer verilen eylemler bakımından TCK
m.228 uygulanmaz. İfade edelim ki bu değerlendirme 7258 sayılı Kanun m
5/1-a, b hükmü bakımından geçerlidir.” [1]
Dolayısıyla
TCK m. 228/3 hükmü, internet üzerinden kumar oynatılan ancak spor müsabakasına
dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis niteliği taşımayan oyunlar
bakımından uygulama alanı bulur. Örneğin çevrimiçi casino, slot, rulet veya
spor müsabakasıyla ilgisi bulunmayan dijital şans oyunları TCK m. 228/3
kapsamında değerlendirilebilir. 7258 sayılı Kanun ise spor müsabakalarına
dayalı bahis ve şans oyunlarını özel olarak düzenler. Bu sebeple spor
müsabakasına dayalı yasa dışı bahis söz konusu olduğunda TCK m. 228/3 genel hükmü
uygulanmaz.
Nitekim
Yargıtay içtihatlarında da, spor müsabakalarına dayalı bahis oyunlarının
oynanmasına imkan sağlama eyleminin, 7258 sayılı Kanun m. 5/1-a veya m.
5/1-b suçunu oluşturacağı; ayrıca TCK m. 228’den mahkumiyet kurulamayacağı
belirtilmektedir. Konuya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2022/6090 E.,
2024/7583 K. sayılı ve 10.10.2024 tarihli kararı;
“(…)
spor müsabakalarına dayalı bahis oyunlarının oynanmasına imkan sağlaması
şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin bahis oynatılan internet sitesinin yurt içi
veya yurt dışı kaynaklı olmasına göre 7258 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin
(a) veya (b) bendindeki suçu oluşturacağı nazara alındığında, hukuki anlamda
tek olan eylemin bölünerek, kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması
suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un
225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,” [2]
şeklindedir.
3.
SUÇLA KORUNAN HUKUKİ DEĞER
Anayasa
Mahkemesi’ne göre 7258 sayılı Kanun m.5’te düzenlenen suçlarla korunan hukuki değer,
TCK m.228’de düzenlenen kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçuyla
benzer biçimde; genel ahlâk ile toplumun ve çocukların kumardan korunması,
bunların yanında devletin verdiği izin ve yetkiye dayanarak bahis ve şans oyunu
düzenleyen kişiler ile bu kişilerin gelirlerinden pay alan kamu kurum ve
kuruluşlarının mali çıkarlarıdır. Bu husus, Anayasa Mahkemesi’nin 2016/51 E. ,
2016/179 K. sayılı ve 23.11.2016 tarihli kararında;
“(…)
5237 sayılı Kanun’da yer alan suçla korunan hukuki menfaat, genel ahlakın
korunması, toplumun ve çocukların kumarın sosyal bakımdan ortaya koyduğu büyük
tehlikeden ve doğurması olası facialardan korunmasıdır. Buna karşılık itiraz
konusu kuralda yer alan suçla korunan hukuki menfaat, yukarıda ifade edilen
menfaatlerin yanında devletin verdiği izin ve yetkiyle bahis ve şans oyunları
düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerin gelirlerinden pay alan kamu
kurum ve kuruluşlarının mali çıkarlarıdır. 7258 sayılı Kanun’a göre bahis ve
şans oyunlarının devletin denetim ve gözetiminde yapılması suretiyle elde
edilen gelirlerden sporla ilgili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve
kuruluşlarına aktarılan pay Türk ekonomisi ve sporu için önemli bir gelir
kaynağı oluşturmaktadır. Bu bağlamda, internet ve sair suretle erişim
sağlayarak yasadışı şekilde bu tür bahis ve şans oyunlarının oynatılması
halinde söz konusu kurum ve kuruluşların bu katkı paylarından mahrum kaldığı,
ayrıca bu şekilde yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılmasına imkân
sağlanmasının bir çeşit kara para aklama vesilesi olduğu da anlaşılmaktadır.
Kanun koyucunun kuralla, suçun niteliğini, işleniş şeklini, mağdurda oluşan
zararı ve korunan hukuki menfaati gözeterek, bu fiilleri 5237 sayılı Kanun’un
kapsamı dışında düzenlediği ve daha ağır bir yaptırım tercih ettiği
anlaşılmaktadır (…)”
şeklinde
ifade edilmiştir. [3]
4.
SUÇUN MADDİ UNSURLARI
4.1.
Suçun Konusu
Yargıtay
19. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, 7258 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde düzenlenen suçların konusunu, bahis ve şans oyunu oynayan kişiler
oluşturmaktadır. Konuya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/2391 E. ,
2021/3771 K. sayılı ve 29.03.2021 tarihli kararının ilgili kısmı;
“Somut
olayda, sanıkların üzerine atılı 7258 sayılı Kanunun 5/2. maddesinde tanımlanan
suçun mağdurunun toplum olup, bahis oynayan kişiler suçun konusunu teşkil
ettiğinden (…)”
[4]
şeklindedir.
4.2.
Fail
Spor
müsabakalarında yasadışı bahis veya şans oyunlarına ilişkin 7258 sayılı Kanun
md.5’te düzenlenen suçları herkes işleyebilir. Dolayısıyla bu suçlar özgü suç
niteliği taşımamaktadır. [5]
Öte
yandan 5/1-b’de düzenlenen suçun eylemi, aşağıda açıklanacağı üzere yurtdışında
oynatılan bahis veya şans oyunlarına internet yoluyla erişim sağlayarak yurt
içinden oynanmasına imkan sağlamaktadır. İmkan sağlama eyleminin sanal ortamda
gerçekleşmesi halinde suçun failinin kim olacağının tespiti için 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da yer alan tanımların incelenmesi
gerekmektedir. 5651 sayılı Kanun’un “tanımlar” başlıklı 2. maddesine göre
“içerik sağlayıcı” ve “yer sağlayıcı” tanımları şu şekildedir;
“İçerik
sağlayıcı”: İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi
veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişiler.
“Yer
sağlayıcı”: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten
gerçek veya tüzel kişiler.
5651
sayılı kanun m. 4/1’e göre “içerik sağlayıcı”, internet ortamında kullanıma
sunduğu her türlü içerikten sorumludur. 5651 sayılı Kanun m. 5/1’e göre ise
“yer sağlayıcı”, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir
faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Bu
hükümler çerçevesinde; 5651 sayılı Kanun 5/1-b maddesinde düzenlenen suç
yönünden, imkan sağlama fiilinin sanal ortamda gerçekleşmesi halinde asli
olarak içerik sağlayıcının failliği söz konusu olacaktır. Nitekim
içeriği hazırlayan ve sunan içerik sağlayıcıdır. Belirtmek gerekir ki, içerik
sağlayıcı yasa dışı bahis oynanması için imkân sağlama fiilini sanal ortamda
icra etmektedir. İçerik sağlayıcı, 5651 sayılı kanun m. 5/1 kapsamında yer
sağlayıcı olmasa da içerik sunarak insanlara sanal ortamda erişim imkânı
sağladığından imkân sağlamış olmaktadır. Bununla birlikte yer sağlayıcının bu
suçtan dolayı sorumluluğunun doğmayacağı düşünülmektedir. Nitekim yer sağlayıcı
sadece yer hizmeti sağlamakta ve o yerin suç amacıyla kullanılıp
kullanılmadığını bilmekle yükümlendirilmemektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, suç
kastı ve iştirak ilişkisi halinde yer sağlayıcının da sorumluluğu söz konusu
olabilir. Öte yandan, bu suçun işlenmesi özel bir faillik gerektirmemektedir.
Dolayısıyla, yer sağlayıcı aynı zamanda içerik sağlayıcı da olabilir ve bu
durumda fail olarak sorumluluğu gündeme gelebilir. [6]
4.3.
Mağdur
Doktrindeki
baskın görüşe ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre suçun mağduru
toplumdur. Nitekim yukarıda yer verilen Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin
29.03.2021 tarihli kararında 7258 sayılı Kanun 5/1-b maddesinde düzenlenen
suçun mağdurunun toplum olduğu açıkça ifade edilmektedir.
4.4.
Fiil
7258
sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen suçlara sebebiyet veren fiiller şu
şekildedir;
- 7258
sayılı Kanun m. 5/1-a fiil unsuru: Spor Toto Teşkilat Başkanlığının
düzenlemediği ya da ilgili mevzuatına göre düzenletmediği sabit ihtimalli ve
müşterek bahis veya şans oyunlarının oynatılması, oynanması için yer veya imkân
sağlanması.
- 7258 sayılı Kanun m. 5/1-b fiil unsuru: Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlanması.
- 7258
sayılı Kanun m. 5/1-c fiil unsuru: Bu oyunlara ilişkin para nakline aracılık
edilmesi.
- 7258
sayılı Kanun m. 5/1-ç fiil unsuru: Kişilerin bu oyunlara teşvik edilmesi.
7258
sayılı Kanun madde 5/1-b’de düzenlenen hareket, yurtdışında oynatılan spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans
oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den
oynanmasına imkân sağlanmasıdır. “İnternet veya sair surette” cümlesi gereği,
yurtdışında oynanan bir spor müsabakasına dayalı bahis veya şans oyunlarının,
sadece internet aracılığıyla değil, teknolojinin mümkün kıldığı her türlü
uzaktan bağlantı kurularak erişim sağlanması suretiyle yurt içinde
oynatılmasının, bu suç kapsamına dâhil edildiği ifade edilebilecektir. [7]
Kanun
hükümde yer alan “yurtdışında oynatılan” ibaresinin; spor müsabakasını mı bahis
oyunu mu vurguladığı hususunda uygulamada ve doktrinde tartışma bulunmaktadır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi istikrarlı içtihadında, fiilin hangi bende
gireceğinin tespitinde ayırt edici unsurun, bahis oynanan spor müsabakalarının
oynandığı yer değil, bahis organizasyonunun ya da bahis oynatmak üzere erişim
sağlanan internet sitesinin bulunduğu yer olduğunu kabul etmektedir. Buna göre
bahis oynatılan internet sitesinin yurt dışı kaynaklı olması hâlinde fiil
5/1-b, yurt içi kaynaklı olması hâlinde ise 5/1-a kapsamında değerlendirilir. Konuya
ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/4413 E. , 2021/6614 K. sayılı ve
15.06.2021 tarihli kararı;
7258
sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, bu
Kanun’daki düzenlemelere aykırı olarak spor müsabakalarına dayalı sabit
ihtimalli ve müşterek bahis ya da şans oyunları oynatma veya oynanmasına imkan
sağlanmasının suç olarak düzenlendiği, oynatılan bahsin yurtdışı kaynaklı olup
olmadığına göre de farklı cezalar öngörüldüğü, anılan fıkranın (b) bendinin
“Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim
sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler,…” şeklinde
düzenlendiği, gerek madde gerekçesi gerekse düzenlemedeki “… internet
yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak…” ibaresi gereğince, fiilin hangi
bent kapsamına girdiğinin tespitinde ayırt edici unsur, bahis oynanan futbol ya
da sair müsabakaların oynandığı yer değil, bahis organizasyonunun ya da günümüz
teknik imkanları göz önüne alındığında, bahis oynatmak üzere erişim sağlanan
internet sitesinin bulunduğu yer olduğu cihetle, bozma üzerine
yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, bilgisayarda
tespit edilen bahis kuponlarındaki futbol müsabakalarının yurtdışında
oynandığının belirtilmesi üzerine sanığın eyleminin 7258 sayılı Kanunun 5/1.b
maddesi kapsamında kaldığı kanaatine ulaşılmış ise de gerekirse Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve diğer kaynaklardan araştırılmak suretiyle,
sanığın bahis oynattığı tespit edilen “www.korner24bet.com” internet sitesinin,
suç tarihi itibariyle, bulunduğu yer tespit edilip, sonucuna göre sanığın
hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken,(…)” [8]
şeklindedir.
Ancak,
7258 sayılı Kanun md.5/1-b hükmünün lafzı, bahis veya şans oyunu oynanan spor
müsabakasının Türkiye dışında oynanması gerektiği şeklinde de yorumlanmaya
elverişlidir. Nitekim konuya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza
Dairesi’nin 2016/68 E. , 2016/57 K. sayılı ve 29.11.2016 tarihli kararında,
spor müsabakasının yurt dışında oynanması gerektiği yönünde yorumla hüküm
kurulmuştur;
“(…)
bilirkişi tevdii ile http://www (...) isimli sitede oynatılmış olan bahis
kuponlarına erişimi engelleyen yazılımın çözümü yaptırılarak bahis kupon
içeriklerine ulaşıldığı takdirde oynanan bahislerdeki futbol
müsabakalarının Türkiye’deki futbol takımlarına mı yoksa yabancı futbol
takımlarına mı ilişkin olduğu hususunda rapor aldırılarak sanığın yurt içinde
oynanan spor müsabakalarına ilişkin bahis oynattığı değerlendirildiği takdirde
7258 sayılı yasanın 5-a, yurt-dışında oynanan spor müsabakalarına ilişkin bahis
oynattığının tespit edilmesi halinde ise 7258 sayılı yasanın 5-b maddesinden
hüküm tesisi gerekirken (...)”, [9]
Bu
içtihadi tablo, hükmün lafzındaki belirsizliği açıkça yansıtmaktadır. Öğretide
de Kanun’un lafzından kaynaklı olarak ilgili hükmün hem “bahis veya şans
oyununun yurt dışında oynatılması” hem de “üzerine bahis oynanan müsabakanın
yurt dışında oynanması” biçiminde iki ayrı yoruma elverişli olduğu
belirtilmektedir.[10]
Yukarıda
yer verilen Yargıtay 19. Ceza Dairesi kararından da görüldüğü üzere; ayrımın
isabetli biçimde kurulabilmesi için Yargıtay, failin eyleminin hangi bent
kapsamında kaldığının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini, bu
amaçla ele geçirilen bilgisayar ve sair eşya üzerinde uzman bilirkişi
incelemesi yaptırılarak bahis oynatılmak üzere erişim sağlanan internet
sitesinin bulunduğu yerin açıkça tespit edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Aksi
hâlde, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması bozma nedeni
sayıldığı gibi, failin eyleminin hangi bent kapsamında kaldığının tespit
edilmemesi farklı ceza tayini niteliğinde görülerek karar bozulmaktadır.
4.5.
Netice
7258
sayılı Kanun m.5’te düzenlenen yasadışı bahis suçlarının tamamlanması, belirli
bir neticenin gerçekleşmesine bağlı değildir. Dolayısıyla, bu suçlar neticesiz
(sırf hareket) suçlardır. 7258 sayılı Kanun 5/1-b’de düzenlenen imkan sağlama
suçu bakımından da, yurt dışı kaynaklı oyuna Türkiye’den erişim sağlanarak
oynanmasına imkân sağlanması fiilinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir.
[11]
5. SUÇUN MANEVİ UNSURU
7258 sayılı Kanun m.5’te düzenlenen
suçlar ancak kasten işlenebilir. Zira bu suçların taksirli hali kanunda
düzenlenmemiştir. Failde, bahis veya şans oyunu oynatma konusunda genel suç
işleme kastının varlığının yeterli olduğu, kanun koyucunun ayrıca özel kast
aranmamaktadır.
Bununla birlikte, 5/1-b hükmünde fiilin
ancak “kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın” işlenmesi hâlinde suç teşkil
edeceği belirtilerek, hukuka aykırılık unsuruna suç tipinde özel olarak yer
verilmiştir. Suç tanımında hukuka aykırılığa açıkça yer verilen hâllerde kanun
koyucu, failin kastının hukuka aykırılığı da kapsayıp kapsamadığının özel
olarak incelenmesini istemektedir. Bu nedenle, 7258 sayılı Kanun m. 5’te
düzenlenen suçların ancak doğrudan kastla işlenebileceği, olası kastın mümkün
olmadığı savunulabilir. Dolayısıyla, 5/1-b suçu bakımından failin kastının
hukuka aykırılığı kapsaması, yani failin kanunun verdiği yetkiye dayalı
olmadığının bilincinde olarak fiili işlemesi gerekir.
Failin içerik sağlayıcı konumunda
bulunması gerektiği yönündeki tespit, manevi unsur bakımından da anlam taşır.
Zira, erişimin yurt dışı kaynaklı yasadışı bir oyuna ilişkin olduğunu bilerek
içerik sağlayan kişide doğrudan kast bulunduğu söylenebilecekken, içeriğe hâkim
olmayan salt altyapı sağlayıcıda bu yönde bir kastın varlığı çoğu kez
kurulamayacaktır. Bu nedenle 5/1-b suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir.
6.
HUKUKA AYKIRILIK UNSURU
7258
sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde düzenlenen suçun işlenebilmesi için “kanunun
verdiği yetkiye dayalı olmaksızın” suç tipinde düzenlenen eylemlerin
gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, 5738 sayılı Kanun ve sair
mevzuata göre Spor Toto Teşkilat Başkanlığı tarafından veya Spor Toto Teşkilat
Başkanlığı’ndan izin alınmak suretiyle oynatılan oyunlar hukuka uygundur. Bu
durum öğretide TCK m.24 (kanun hükmünü yerine getirme) kapsamında hukuka
uygunluk nedeni olarak değerlendirilmektedir [11].
7.
SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ
7.1.
Teşebbüs
Yasa
dışı bahis suçları, sırf hareket suçu özelliği göstermekte olup suçun oluşumu
bakımından herhangi bir netice aranmamaktadır. Bununla birlikte fiil, failin
kastını ortaya koyan ve birbirinden ayrılabilen icra hareketlerine
bölünebiliyorsa TCK m. 35 kapsamında suça teşebbüs mümkün hâle gelir.
Dolayısıyla;
yurt dışı kaynaklı bahis sitesinin Türkiye’deki kullanıcılara açılması, Türkçe
arayüzün hazırlanması, ödeme kanalının bağlanması, kullanıcı hesabı oluşturma
sisteminin kurulması ve kupon oluşturma modülünün aktif hale getirilmesi gibi
hareketler, somut olaya göre icra hareketi olarak değerlendirilebilir. İcra
hareketi, yurt dışı kaynaklı bahis içeriğini Türkiye’de oynanabilir hale
getirmeye doğrudan yönelmelidir. Bu kapsamda, suça elverişli icra hareketlerine
başlanılmış olması şartıyla, Türkiye’den oynanabilirlik sağlanmadan failin yakalanması
veya erişimin engellenmesi halinde teşebbüs gündeme gelebilir.
7.2.
İştirak
7258
sayılı Kanun m. 5/1-b kapsamındaki suç, iştirak bakımından genel hükümlere
tabidir. İçerik sağlayıcı failin yanında; kullanıcı temin eden, ödeme trafiğini
organize eden, reklam ve yönlendirme yapan, canlı destek veren, teknik paneli
yöneten veya hesap açma ve kupon oluşturma işlemlerini yürüten kişiler somut
katkılarına göre müşterek fail, azmettiren veya yardım eden olabilir. Ancak
iştirak sorumluluğu için failin suç kastını bilmesi ve kendi katkısını bu suçun
icrasına yöneltmesi gerekir.
Bu
noktada doğrudan fail ile dolaylı fail arasındaki ayrım önemlidir. İçerik
sağlayıcı, bahis içeriğini Türkiye’de kullanıma sunan ve oyun hizmeti üzerinde
hakimiyet kuran kişidir. Yardım eden ise bu içeriğin oynanmasına tali katkıda
bulunan kişi olabilir. Bununla birlikte; 7258 sayılı Kanun’un m. 5/1-b hükmünde
yasa dışı bahisle ilişkili para nakline aracılık etmek, Kanun’un m. 5/1-ç
hükmünde ise bahis ve şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek müstakil suç olarak
tanımlanmıştır. Dolayısıyla, normal şartlarda yardım etme kapsamında
değerlendirilebilecek eylemler kanunda müstakil suç olarak düzenlenmek
suretiyle ayrıca cezalandırılmaktadır.
İştirak
bakımından en tehlikeli genişletici yorum, internet zincirindeki her aktörün
suça katılmış sayılmasıdır. Bu yorum; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim
sağlayıcı ayrımını anlamsız hale getirir. Dolayısıyla, fonksiyonel hakimiyet ve
kast unsuru olmadan iştirak sorumluluğu kurulması hukuka aykırı olacaktır.
7.3.
İçtima
Yasadışı
bahis oynatma fiilleri bakımından zincirleme suça ilişkin TCK m.43 hükmünün
uygulanamayacağı Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi; suçun mağdurunun toplum olduğu ve bahis oynayan
kişilerin suçun konusunu oluşturduğu gerekçesiyle, aynı suç işleme kararı
çerçevesinde aynı kişiye karşı birden fazla veya tek eylemle birden fazla
kişiye karşı işlenme şartının gerçekleşmediği yönünde karar vermektedir. Konuya
ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/2391 E. , 2021/3711 K. sayılı ve
29.03.2021 tarihli kararı;
“5237
sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince, bir suç işleme kararının icrası
kapsamında, aynı suçun değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla
işlenmesi durumunda veya tek eylemle birden fazla kişiye karşı işlenmesi
halinde sanığa hükmolunacak cezanın zincirleme suç hükümleri sebebiyle cezanın
artırılması gerekmekle birlikte, somut olayda, sanıkların üzerine atılı 7258
sayılı Kanunun 5/2. maddesinde tanımlanan suçun mağdurunun toplum olup, bahis
oynayan kişiler suçun konusunu teşkil ettiğinden, şartları oluşmadığı halde
cezanın tertip ve tayininde zincirleme suç hükümleri uygulanarak, sanıklar
hakkında fazla ceza tayini, (…) Bozmayı gerektirmiş olup (…)” [12]
şeklindedir.
Aynı
yönde Daire, sanığın yasadışı sitelere değişik zamanlarda girmesi durumunda
dahi, mağdur doğrudan toplum olduğundan aynı mağdura karşı birden fazla suç
işlenmiş sayılamayacağını belirterek zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını
bozma nedeni saymıştır. Konuya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2016/8273
E. , 2016/20155 K. sayılı ve 22.06.2016 tarihli kararı;
“7258
sayılı Kanuna aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan toplum olduğu
cihetle; sanığın yasa dışı sitelere girmesi eyleminin 22.05.2013 tarihinde
tespit edilmiş olması karşısında; sanığın bir suç işleme kararının icrası
kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla
işlemediği gözetilmeden TCK'nın 43/1. maddesiyle uygulama yapılması, (…)
Bozmayı gerektirmiş olup (…)”
şeklindedir.
Nitekim
doktrinde de, suçun mağdurunun toplum olması gerekçesiyle birden fazla kişinin
oyunu oynaması durumunda kişi sayısınca suç oluşmayacağı ve zincirleme suç
hükümlerinin uygulanamayacağı ifade edilmektedir. [13]
Öte
yandan, 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen suçların her biri
müstakil suç olarak düzenlenmiştir. Dolayıyla, 5. madde öngörülen eylemlerin
her biri ayrı suç oluşturmakta ve ayrıca cezalandırılmaktadır.
TCK
m. 228’de düzenlenen kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu yönünden
ise; işbu çalışmanın 2. başlığı altında açıklandığı üzere konu suç ile 7258
sayılı Kanun m. 5’te düzenlenen suç arasında özel norm-genel norm ilişkisi
bulunmaktadır. Bu noktada, 7258 sayılı Kanun özel norm niteliği arz etmekte ve
öncelikle uygulanmaktadır. Dolayısıyla aynı fiilden dolayı hem TCK m. 228 hem
7258 sayılı kanun m. 5 uyarınca ceza verilmesi mümkün değildir.
Fiil
bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işleniyorsa, TCK m.220 uyarınca fail
hem örgüt üyeliği veya yöneticiliği suçundan hem de 7258 sayılı Kanun
kapsamındaki suçtan sorumlu tutulur. Yasadışı bahisten elde edilen gelirin
terör örgütlerine aktarılması hâlinde ise, iki ayrı fiil bulunduğundan fail hem
7258 sayılı Kanun m.5 hem de 6415 sayılı Kanun m.4’te düzenlenen terörizmin
finansmanı suçundan dolayı sorumludur.
Bu
hususta son olarak belirtmek gerekir ki; failin gerçekte bir bahis veya şans
oyunu oynatmadığı, ancak oynatıyormuş gibi hileli hareketlerle başkalarından
menfaat sağladığı durumda ise ortada oynatılan bir oyun bulunmadığından; 7258
sayılı Kanun değil, TCK m.157 vd. hükümlerinde düzenlenen dolandırıcılık suçu
oluşacaktır.
8.
SONUÇ
7258
sayılı Kanun’un 5/1-b maddesinde düzenlenen yurt dışında oynatılan spor
müsabakalarına dayalı bahis veya şans oyunlarının internet yoluyla ve sair
suretle erişim sağlanarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlama suçu, dijital
ortamda yürütülen yasa dışı bahis faaliyetleriyle mücadele amacıyla ihdas
edilmiş özel bir suç tipidir. Suçla korunan hukuki değer; yalnızca genel
ahlâkın ve toplum düzeninin korunmasıyla sınırlı olmayıp, aynı zamanda ilgili
mevzuat gereği yetkilendirilen kuruluşlar ile bunlardan pay alan kamu kurum ve
kuruluşlarının mali çıkarlarıdır.
İnceleme
konusu suçun, TCK m. 228’de düzenlenen kumar oynanması için yer ve imkân
sağlama suçuna göre özel norm niteliğinde olduğu, bu nedenle spor
müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarına ilişkin fiiller bakımından
öncelikle 7258 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği görülmektedir.
Bu çerçevede aynı fiil nedeniyle hem TCK m. 228 hem de 7258 sayılı Kanun m. 5
kapsamında sorumluluk tesis edilmesi mümkün değildir.
Suçun
maddi unsurları bakımından en önemli tartışma, 7258 sayılı Kanun’un 5/1-a ve
5/1-b bentleri arasındaki ayrımın nasıl yapılacağı noktasında ortaya
çıkmaktadır. Özellikle “yurt dışında oynatılan” ibaresinin bahis
organizasyonunu mu yoksa üzerine bahis oynanan spor müsabakasını mı ifade
ettiği hususunda kanun metninin farklı yorumlara elverişli olduğu
görülmektedir. Bununla birlikte Yargıtay’ın yerleşik uygulaması, ayrımın bahis
organizasyonunun veya bahis oynatmak amacıyla erişim sağlanan internet sitesinin
bulunduğu yere göre yapılması gerektiği yönündedir. Yargıtay, failin eyleminin
hangi bent kapsamında kaldığının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde
belirlenmesini, bu amaçla ele geçirilen bilgisayar ve sair eşya üzerinde uzman
bilirkişi incelemesi yaptırılarak bahis oynatılmak üzere erişim sağlanan internet
sitesinin bulunduğu yerin açıkça tespit edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ancak
kanun metninin lafzından kaynaklanan belirsizliğin uygulamada farklı
değerlendirmelere yol açmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Fail
bakımından suçun özgü suç niteliğinde olmadığı, kural olarak herkes tarafından
işlenebileceği kabul edilmekle birlikte, internet ortamında gerçekleştirilen
faaliyetlerde özellikle içerik sağlayıcıların sorumluluğunun ön plana çıktığı
görülmektedir. Buna karşılık, yalnızca teknik altyapı hizmeti sunan ve içerik
üzerinde hakimiyeti bulunmayan yer sağlayıcıların, suç kastı ve iştirak
ilişkisi ayrıca ispat edilmedikçe fail olarak sorumlu tutulmaları isabetli
görünmemektedir. Bu nedenle internet ekosisteminde yer alan tüm aktörlerin,
suça yönelik kastı ortaya konulmadan suçun faili olarak kabul edilmesi hukuka
aykırı olacaktır.
Suçun
sırf hareket suçu niteliğinde olması nedeniyle herhangi bir zararın veya somut
neticenin gerçekleşmesi aranmamakta; Türkiye’den erişim sağlanarak yurt dışı
kaynaklı bahis veya şans oyunlarının oynanmasına imkân tanınmasıyla birlikte
suç tamamlanmaktadır. Ayrıca suçun yalnızca kasten işlenebileceği, kastın
hukuka aykırılık unsurunu da kapsaması gerektiği, dolayısıyla failin erişim
sağladığı sistemin yetkisiz ve yasa dışı niteliğini bilerek yurt içindeki
kullanıcılara yasa dışı bahis oynama imkanı sağlama yönünde fonksiyonel katkı
sunmak suretiyle hareket etmesi ile suçun tamamlandığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Neticeten,
7258 sayılı Kanun’un 5/1-b maddesi, internet teknolojilerinin sınır aşan
niteliği karşısında yasa dışı bahis faaliyetlerinin engellenmesine yönelik
önemli bir ceza normu niteliği taşımaktadır. Bununla birlikte; özellikle suçun
kapsamının belirlenmesi ve 5/1-a bendi ile arasındaki sınırın çizilmesi için kanun
hükmünün daha açık ve öngörülebilir şekilde yeniden kaleme alınmasının hukuki
belirlilik ve suçta kanunilik ilkeleri bakımından faydalı olacağı
değerlendirilmektedir.
Stj.
Av. Osman Serhat Demirci
Kaynakça:
1.
Özbek
VÖ., “Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu (TCK m 228) ve Benzer Suçlarla
Karşılaştırılması’ (2025) 83(4) İstanbul Hukuk Mecmuası–Istanbul Law Review
1720. https://doi.org/10.26650/mecmua.2025.83.4.0019
2. Yargıtay
8. Ceza Dairesi’nin 2022/6090 E., 2024/7583 K. sayılı ve 10.10.2024 tarihli
kararı
3.
Anayasa
Mahkemesi’nin 2016/51 E. , 2016/179 K. sayılı ve 23.11.2016 tarihli kararı
4.
Yargıtay
19. Ceza Dairesi’nin 2020/2391 E. , 2021/3771 K. sayılı ve 29.03.2021 tarihli
kararı
5. Şen
E. , Bodur FE., “Futbol Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları”, Yorumluyorum
XVII, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2018.
6.
Babayiğit B. , “Kumar Oynama ve Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama
Fiilleri” TAAD, Yıl:9, Sayı:34 (Nisan 2018).
7.
İçer Z. , Akıncı C. , “Spor Müsabakalarında Yasa Dışı Bahis ve Şans Oyunu
Suçları (7258 sayılı Kanun m. 5)”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk
Araştırmaları Dergisi, Cilt 29, Sayı 2, Özel Sayı, Aralık 2023.
8.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/4413 E. , 2021/6614 K. sayılı ve 15.06.2021
tarihli kararı
9.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin 2016/68 E. , 2016/57 K.
sayılı ve 29.11.2016 tarihli kararı
10.
Belci, O. “Spor Müsabakalarında Yasadışı Bahis ve Şans Oyunu Suçları”, Süleyman
Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XI, S. 2, 2021, s. 379-418.
11.
Çalışkan S. - Gürel A., “Yasadışı Bahis ve Kumar Suçları”, 2. Baskı, Platon
Plus Yayıncılık, İstanbul, 2021.
12.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/2391 E. ve 2021/3711 K. sayılı 29.03.2021
tarihli kararı
13.
Yılmaz S., ‘Bahis Oyunları ve Ceza Hukuku Sorumluluğu’, “Türk-Kore Ceza
Hukuku Günleri Karşılaştırmalı Hukukta Ekonomik Suçlar Uluslararası Sempozyumu
Tebliğler Kitabı”, Ed. İzzet Özgenç, Cumhur Şahin ve Faruk Turhan, Seçkin
Yayıncılık, Ankara, 2020, C. II, s. 1765.