Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2026
tarihli, 2026/4751E. ve 2026/5580 K. sayılı kararında, nüfus kaydındaki doğum
tarihinin düzeltilmesine ilişkin kararı 3 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de
yayımlandı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, doğum tarihinin düzeltilmesinin
soybağını kendiliğinden değiştirmeyeceğine ve ileride ortaya çıkabilecek nesep
ihtilaflarının, nüfus kaydının gerçeğe uygun hale getirilmesine engel
oluşturmayacağına hükmetti.
Dava
Konusu Olay
Karara konu olayda, davacılar ortak
çocuklarının nüfus kaydında yer alan doğum tarihinin gerçeği yansıtmadığını
ileri sürerek, doğum tarihinin 11.03.2011 olarak düzeltilmesini talep etti.
Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ise yapılan yargılama sonucunda talebi
reddetti. Mahkeme, doğum tarihinin düzeltilmesi halinde çocuğun soybağı
bakımından birtakım sonuçların ortaya çıkabileceği ve bu durumun nesep
konusunda ihtilaf yaratabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Söz
konusu karar 10.09.2013 tarihinde kesinleşti.
Dosyanın kanun yararına temyiz incelemesini
yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında
mahkemelerin gerekli araştırmayı yapmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Daireye
göre, nüfus kayıtlarının doğru ve gerçeğe uygun tutulması kamu düzeniyle
yakından ilgilidir. Bu nedenle hakim, tarafların talepleriyle bağlı kalmaksızın
gerekli araştırmayı yapmalı ve elde edilen delillere göre karar vermelidir.
Yargıtay incelemesinde, davacı annenin eski
eşi ile evliliğinin 23.01.2009 tarihinde sona erdiği, bu boşanmaya ilişkin
yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tanınması amacıyla açılan davanın da
sonuçlandığı tespit edildi. Ayrıca çocuğun doğum belgeleri ile dosya kapsamında
bulunan kemik grafilerinin incelenmesi sonucunda, çocuğun doğum tarihinin
11.03.2011 tarihiyle uyumlu olduğu belirlendi. Yargıtay, mevcut hukuki ve fiili
durum karşısında doğum tarihinin düzeltilmesinin soybağını kendiliğinden
değiştirmeyeceği değerlendirmesinde bulundu.
Daire ayrıca, doğum tarihinin
düzeltilmesinin ileride doğabilecek nesep ihtilafları bakımından nüfus kaydının
doğru hale getirilmesine engel teşkil etmeyeceğini belirtti. Soybağına ilişkin
uyuşmazlıkların ise ayrıca dava konusu yapılabileceğine dikkat çekti. Bu
kapsamda, doğum tarihinin düzeltilmesi ile soybağının belirlenmesi veya değiştirilmesinin
birbirinden farklı hukuki meseleler olduğu ortaya konuldu. Bu gerekçelerle
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin davayı reddeden kararını usul ve
yasaya aykırı bularak kanun yararına bozdu.
Sonuç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kararı, nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun tutulması ile soybağına ilişkin hukuki meselelerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kişinin gerçek doğum tarihinin tespit edilerek nüfus kaydının düzeltilmesi, tek başına soybağını değiştiren bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, ileride ortaya çıkabilecek soybağı uyuşmazlıkları gerekçe gösterilerek gerçek doğum tarihinin nüfus kaydına geçirilmesinden kaçınılamaz. Verilen işbu karar, nüfus kayıtlarının doğruluğunun sağlanmasının kamu düzenine ilişkin niteliğini bir kez daha ortaya koyulması bakımından önem taşımaktadır.
Kaynak: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/09/20260903-4.pdf