Anayasa Mahkemesi, mutat meskenleri yurt
dışında olan ve mutat meskenlerinde yaşayan çocukların Türkiye’den iadesine
ilişkin davalara yönelik önemli karar verdi. AYM, 2025/16250 başvuru numaralı
ve 04.03.2026 tarihli kararında aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine
hükmetti. Karar, Resmî Gazete ‘de 8 Haziran 2026 tarihinde yayımlandı.
Başvuru Konusu Olay: Başvurucu Ş.G.
ile eski eşi, Hollanda'da yaşamaktayken boşandı. Çiftin bu aile birliğinden üç
çocuğu bulunuyordu. Başvurucu anne, müşterek çocuklarla birlikte 2022 yılında
Türkiye'ye geldi. Başvurucu Türkiye’ye geldikten sonra çocukların babası,
kararlaştırılan dönüş tarihinde başvurucunun çocuklarla birlikte Hollanda’ya
dönmemesi üzerine çocukların alıkonulduğu iddiasıyla ve 25.11.1980 tarihli
Lahey Sözleşmesi uyarınca iade işlemlerinin başlatılması talebiyle Hollanda
makamlarına başvurdu.
Yerel mahkeme, iade talebinin reddine karar
verdi, davacı baba bu kararı istinaf etti. İstinaf mahkemesi tarafından bu
başvuru da reddedildi. Bunun üzerine davacı baba temyiz yoluna başvurdu. Temyiz
incelemesinde, davacı babaya müşterek çocukların iadesine karar verilmesi
gerektiği kanaatine ulaşılarak bozma kararı verildi. Sonrasında tekrar
yargılama yapıldı ve çocukların davacı babaya iade edilmesine karar verildi.
Başvurucu anne temyiz yoluna gitse de karar onandı.
Başvurucu anne karar kesinleştikten sonra
bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru talebinde, çocukların
uzun süredir Türkiye'de yaşadıklarını, eğitim ve sosyal çevrelerinin burada
oluştuğunu, ayrıca çocukların iade edilmeleri hâlinde fiziksel ve psikolojik
risklerle karşı karşıya kalabileceklerini ileri sürdü. Karar veren mahkemelerin
çocukların üstün yararını yeterince araştırmadan karar verdiği iddiasında
bulundu.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi ise:
AYM, başvuruyu aile hayatına saygı hakkı kapsamında inceledi. Çocukların
iadesine ilişkin süreçlerde mahkemelerin yalnızca Lahey Sözleşmesi hükümlerini
uygulamakla yetinmemesi gerektiğini, aynı zamanda çocuğun üstün yararını somut
olayın koşullarına göre ayrıntılı şekilde değerlendirme yapılmasının
gerektiğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi, çocukların mevcut yaşam
koşulları, sosyal çevreleri, psikolojik durumları ve olası riskleri konusunda
yeterli inceleme yapılmadığı kanaatine vardı. Çocukların üstün yararına ilişkin
değerlendirmelerin yetersiz kaldığı tespit edildi. İşbu sebeple Anayasa'nın 20.
maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine
karar verildi.
Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının
ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili
mahkemeye gönderilmesine ve yargılama süresi boyunca müşterek çocukların mutat
meskene iade edilmemesine hükmetti. Böylece ilgili mahkeme, çocukların üstün
yararını ve somut olayın tüm özelliklerini yeniden değerlendirerek karar vermek
zorunda olacaktır.
Uluslararası çocuk kaçırma ve çocuk iadesi
davalarında mahkemeler yalnızca sözleşme hükümlerine dayanarak karar
vermemelidir. Çocuğun üstün yararını merkeze alan kapsamlı bir değerlendirme yapılarak
karar verilmelidir.
Kaynak: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260608-5.pdf