Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

AYM, 22.03.2023 TARİHLİ İLAMIYLA ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİLERİNE “EL İLE DIŞTAN ARAMA” İLE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞ VE KARIŞIKLIKLARIN ÖNLENMESİ AMACIYLA “ÖNLEYİCİ TEDBİR ALMA” YETKİSİ VEREN DÜZENLEMEYİ İPTAL ETTİ

AYM, 22.03.2023 TARİHLİ İLAMIYLA ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİLERİNE “EL İLE DIŞTAN ARAMA” İLE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞ VE KARIŞIKLIKLARIN ÖNLENMESİ AMACIYLA “ÖNLEYİCİ TEDBİR ALMA” YETKİSİ VEREN DÜZENLEMEYİ İPTAL ETTİ

Anayasa Mahkemesi 22.03.2023 tarihli ve 2020/59 E., 2023/53 K. sayılı ilamıyla 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (ç) ve (g) bentlerinin, 7. maddesinin (6) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin, 12. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline; iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Karar 01.06.2023 tarih ve32208 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

 

11 Haziran 2020’de yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’ndaki bazı maddelerin, bekçilere olağanüstü yetkiler verildiği gerekçesiyle Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri tarafından düzenlemelerin iptali ve yürürlüğün durdurulması için yapılan başvuruda Anayasa Mahkemesi, çarşı ve mahalle bekçilerine “el ile dıştan arama” ile gösteri yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla “önleyici tedbir alma” yetkisi veren düzenlemelerin iptaline karar vermiştir.

 

Anayasa Mahkemesi bekçilere “durdurma ve kimlik tespiti” ve “silah kullanma” yetkisi veren düzenlemelerin iptali talebini ise reddetmiştir.

 

Bu kapsamda iptal edilen maddeler ve gerekçeleri şu şekildedir;

 

Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi Görev bölgeleri içinde bulunan konut, iş yeri ve araçlar gibi malların korunmasında sahipleri tarafından noksan alınan tedbirleri tamamlattırmak” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından hükmün iptal edildiği kararın gerekçesinde “Bekçilerin önleyici ve koruyucu görev ve yetkileri kapsamında konut, işyeri ve araçların sahiplerinin noksan aldıkları tedbirlerin neler olduğu açıklanmamıştır. Ayrıca bu tedbirlerin tamamlattırılmasından ne anlaşılması gerektiği, bu yetkinin kapsam ve sınırları ile nasıl gerçekleştirileceği belirli değildir. Bu itibarla yeterli kanuni ilke ve çerçeveyi öngörmemesi nedeniyle kuralın belirsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.” değerlendirmesi yapılmıştır.

 

Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi Kamu düzenini bozacak mahiyetteki gösteri, yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar önleyici tedbirleri almak” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından hükmün iptal edildiği kararın gerekçesinde “Çarşı ve mahalle bekçilerine toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkında sınırlamaya yol açan önleyici tedbir mahiyetindeki görev ve yetkilerin neler olduğunun ve kapsamının düzenlenmediği gözetildiğinde kuralda yasal çerçeve ve ilkelerin oluşturulmadığı, bu suretle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına getirilen sınırlamanın kanunilik koşulunu sağlamadığı değerlendirilmiştir.” değerlendirmesi yapılmıştır.

 

Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) bendi g) Halkın sükûn ve istirahatini bozanları ve başkalarını rahatsız edenleri engellemek” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından hükmün iptal edildiği kararın gerekçesinde “Halkın sükûn ve istirahatini bozmak, başkalarını rahatsız etmek eylemlerinin kabahat kapsamında değerlendirileceği, engellemenin kapsamı hangi yetkileri içerdiği ve sınırları konusunda kural belirsizdir.” değerlendirmesi yapılmıştır.

 

Kanun’un 7. maddesinin (6) numaralı fıkrasının 1. cümlesi “Çarşı ve mahalle bekçisi, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dâhil gerekli tedbirleri alabilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından hükmün iptal edildiği kararın gerekçesinde “Kuralda bahsi geçen durumların varlığı halinde gerekli tedbirlerin neler olduğu, yetkinin kapsam ve sınırları açık ve net olarak belirlenmemiştir. Bu itibarla kişilerin üstünde ve eşyası üzerinde yapılacak elle kontrol faaliyeti ile arama arasındaki sınırın tespit edilmesi açısından kuralda belirsizlik bulunmaktadır.” değerlendirmesi yapılmıştır.

Kaynaklar: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/06/20230601-10.pdf

                         https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/06/20200618-7.htm

HABERİ PAYLAŞIN
HABERİ YAZDIRIN