Özgün Law Firm

Özgün Law Firm

“12. YARGI PAKETİ” TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NE SUNULDU

“12. YARGI PAKETİ” TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NE SUNULDU

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. Teklif, 29 madde ve 1 geçici madde olmak üzere toplam 30 maddeden oluşmakta olup, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını ve yargıya güvenin artırılmasını amaçlamaktadır. Teklifte; genel af, infaz indirimi veya denetimli serbestlik sürelerine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanun teklifi, TBMM tarafından kabul edilmesi ve Resmî Gazete'de yayımlanması halinde yürürlüğe girecektir. Teklif metninde yer alan başlıca değişiklikler şu şekildedir;

Teklifin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu bakımından en dikkat çekici düzenlemesi, belirsiz alacak davasının kaldırılmasıdır. Belirsiz alacak davası yerine, kısmi davalarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilecektir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamayacak; zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecektir.

Teklifle ceza yargılaması bakımından da önemli düzenlemeler öngörülmüştür. Buna göre; AYM’nin iptal kararı doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu yeniden düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre, iki yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda HAGB uygulanabilecektir. Ancak işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin işlediği kötü muamele suçları kapsam dışında tutulacaktır. Ayrıca, yine AYM’nin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanun'un 134. maddesinde yer alan "Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma" hükmünde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre;  tedbirin uygulanması suretiyle elde edilen veriler,  kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonunda cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus, dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecektir. İlgililer, bu süre içinde verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilecektir.

İdari yargı alanında, idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilmektedir. Buna göre, 2026 yılı için konusu 486.000 TL'yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları ile öğrenci ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır.

Teklifle; ortaklığın giderilmesine karar verilmesi halinde taşınmaza ilişkin yapılacak ilk açık artırmaların yalnızca mirasçılar arasında yapılması düzenlenmektedir.

Kanun teklifinde ayrıca; Noterlik Kanunu'nda adli mercilerin belgeye elektronik erişiminin kolaylaştırılmasına, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilmesine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisine, vesayet altındaki kişinin malların elektronik ortamda satışına, Adli Tıp Kurumu mevzuatında atama şartları ve görev sürelerine ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır. Düzenlemelerin uygulanmasına yönelik ayrıntılı geçiş hükümleri öngörülmüş olup, teklifin nihai hâli yasama sürecinin tamamlanmasıyla netleşecektir.

Kaynak: https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=f613369e-6185-4b47-913f-019eeec65b37

HABERİ PAYLAŞIN
HABERİ YAZDIRIN